Salı, Ağustos 07, 2012

2012 Yaz ve Dikili

Nisan daha 5 aylıkken gitmiştik Dikiliye. Otobüsle gittiğimiz ve Nisan da bebek olduğu için çok fazla gezememiştik. Aradan geçen 3 yıl sonra bu yaz tekrar gitmeye karar verdik ama bu sefer arabamızla ve bebekli değil, çocuklu olarak :) Dikili İzmir e bağlı Ayvalıkdan sonra araları da yaklaşık 40km. boydan boya kumsalı olan küçük bir sahil kasabası. Havası, denizi, yakın muazzam güzellikte koyları ile keyifli bir tatil yöresi. Gitmek isteyenler için sahilde iki tane 3 yıldızlı oteli, bir çok pansiyonu olan lüksten uzak ama huzurlu bir yer. Araba ile gidiyorsanız işiniz daha da kolay kıyı şeridi boyunca gezilecek hem çok güzel ilçeler hem de çok güzel koyların olduğu beachler mevcut. Biz en çok Pisa Koyu nu beğendik. Bunun yanında oraya yakın Denizköy, Çandarlı da benim hoşuma gitti. En güzel beach ise Kayra Beach di. Bunların dışında Hayıtlı Koyu, Fame Beach gibi gidilecek bir çok alternatif bulunmakta. Dediğim gibi yeter ki aracınız olsun. 
Gelelim bizim gidişimize. Biz Bandırmaya kadar Yenikapı-Bandırma Feribotuyla gittik. Feribot çok konforlu olmakla beraber tamı tamına 2,5 saat sürüyor fakat içinde cafeleri, masalı ve masasız oturma alanları, küçük bir de çocuk parkı bulunuyor. Dolayısıyla yolun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bandırmadan sonra Susurluk arası 55km ve Susurluk tam bir mola mekanı. Varan ve Ulusoy un çok güzel tesisleri var. Burhaniye ye kadar yol çalışması olsa da yine de yollar çok rahattı. Bunda sabah erken çıkmanın ve tabi hafta içi olmasının da büyük etkeni vardı. Biz yazlığa ve dolayısıyla bir yıldır kapalı olan bir eve gittiğimiz için ilk bir kaç gün temizlik ve  alışma süreci yaşadık. Nisan evine çok bağlı bir çocuk. Daha gider gitmez eve dönelim demeye başladı. 2-3 gün sonra vazgeçti :) 2.5 yaşından sonra hayat biraz daha kolaylaşıyor anne ve baba için. Bu nedenle 3 yaş sonrasına denk gelen bu yaz bizim için sakin, sorunsuz ve en önemlisi hastalıksız geçti. Bol bol deniz, güneş, kum ve bahçeye doyuldu. Hepimiz için güzel bir anı oldu. Toplamda 20 gün kaldık son 10 gün kala Nisan ın dedesi ve babaannesi de geldi. Hasret gidermelerle son buldu. Hatıra olsun diye bir kaç resim sizlerle...













































Perşembe, Haziran 21, 2012

Arkadaş günlüğü 2...

Egemizin Baharı Ege Bahar :) Biz Ege Baharı tanıdığımızda 8 aylıktı. O zamandan beri araya zaman girse de birbirlerini hiç unutmadılar. Tesadüf mü artık onların temiz kalpli olmasından mı bilmiyorum ama birbirlerinden habersiz Nisan Ege Bahar'ı, Ege Bahar da Nisan'ı soruyormuş. Hemen bir görüşme ayarladık tabi çok da güzel oldu :) Hemen beraber içeri geçip, puzzle yaptılar. Tabi çok uzun sürmedi. Nisan ben büyüğüm, Ege Bahar küçük diye tutturdu :) Baktık evde olmayacak biz de soluğu Özgürlük Parkında aldık. Günün sonunda Nisan Ege Bahar'ın annesini arkadaşı ilan edip, Özlem gelsene neredesin filan gibi cümleler kurmaya başladı :)
Çok güzel bir gün geçirdik analı kızlı :)

Neydik,
Ne olduk :)







Arkadaş günlüğü...

Nisan bebekken başladı arkadaş yatırımı yapmaya, çok da güzel arkadaşlar biriktirdi. Bunlardan biri de Ecrin Eylül oldu. Kıştan beri görüştük görüşücez. Bir türlü denk getiremedik. Ya hasta olduk ya hava soğuk oldu. Öğrendik ki Ecrin Eylül yaz boyu burada olmayacakmış. O zaman en acilinden bir buluşma ayarladık ve bizde toplandık. Önce ikisi de uzun zamandır görüşmedikleri için bir ısınma süresi geçti. Nisan bu ara büyük olmaya takmış durumda. Sürekli ben büyüğüm dimi diyor. Hele de kendinden daha kısa birisini görürse onu kendinden küçük ilan ediyor hemen. Bir süre anlaşamadılar bu yüzden. Sonra birlikte boyama yaptılar, bisiklete bindiler ve birbirilerine alıştılar. Yine gelin diyerek vedalaştılar. Biz şimdilerde Ecrin Eylül'ün bize hediye ettiği kitabı okuyup, onu hatırlıyoruz :)
Neydik

Ne olduk :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...