Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 12, 2015

Sanat Kili

Bugünlerde ülke, gündem, siyaset adı altında yapılan ayrımcılık, çirkin saldırılar kayıtsız kalamayacağımız kadar üzücü ve bölücü. İnsanda gelecek kaygısı ve güvensizlik duygularını arttırıyor. En çok da çocuklarımızı nasıl bir dünya bekliyor soruları kafada bitmiyor.
Onlara neyi ne kadar nasıl aksettirmeli insan kestiremiyor. Ne çok izole olmalılar, ne de çok içinde ama tek bildiğim bir şey var çok okuyup, çok öğrenmeliler. Çok gezip, çok farkında olmalılar. Bunun içinde onları sanata, bilime, spora boğmalıyız. Her şey imkan meselesi demeyin. Etrafımızda son yıllarda hiç olmadığı kadar çocuklara yönelik aktivite var. Birazcık araştırmak yeterli.

Haftasonları Ekim ayı boyunca Kozzy Alışveriş Merkezinde saat 15:00- 17:00 arasında  "sanat kili" çalışmaları yapılmakta. Nedir bu sanat kili? Polimer kile benziyor fakat fırınlanmıyor. Oyun hamuru gibi renk renk. Şekil verdikten sonra gittikçe katılaşıyor ama çok hafif bir hal alıyor. Nisan Sevimli Maymun Atölyesine katıldı ve çok sevdi. Oyun hamuru yerine artık bunlardan alıcam. İnternette de bir çok video paylaşılmış. Bakarak da yapmak mümkün.








Ekim ayı Kozzy Çocuk Kulübü programı çok güzel. Eğer yolunuz düşerse diye paylaşmak istedim.



Çarşamba, Nisan 23, 2014

Nisan ve arkadaşları ile 23 Nisan...

23 Nisan malum çocuklarla oradan oraya koşturma günü. Ne yapacağımıza da çok karar veremediğimiz için. DefneNil ve Zeynep Lal lerle Caddebostan Sahile gittik. Her sene bir sürü stand olan sahilde hiçbir şey yapılmamış. Kadıköy Belediyesine yakıştıramadım bunu. Özgürlük Parkına da biz gitmedik. Aslında orada da bir şeyler olacağı kesindi. Neyse park, bahçe, sahil, temiz hava, bize her gün 23 Nisan nasılsa...

Defne ile Nisan aynı yaştalar ama bizim olayımız Zeynep Lal. Annesi gibi Nisan da ayrımcılık yapıyor bu konuda. Defneden çok Zeyneple oynadı. Defne ile bir küs bir barışık haller. Bunları büyüdüklerinde hatırlamaycaklar bile ama biz buraya yazıp, unutturmıycaz :)

Son olarak bütün çocukların ve içindeki çocuğu büyütmeyenlerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarım, sevgiler...

Az biraz fotoğraf...



Defne nin kuzeni Emir de bizleydi ama kızlardan bunaldı :)








Ömer siz bir sahil düşünemiyorum :)))





Her işi ciddiye alırız biz :)







Bitti :)

Pazar, Eylül 30, 2012

Göbekleri eritelim...


Önceki yazıda pilatese başladım demiştim. Nisan bu hafta hasta olup, evde kalınca tek başıma yapmadım. Hemen geldi benim minderime yattı. Ben de ona da bir minder ve bir lastik getirdim. Beraber baştan sona yaptık. Arada sıkılıp bıraktı, yorulunca benimki bitti dedi. Topla ne zaman yapıcaz deyip durdu. Çok eğlendik. Göbekleri erittik :)


Ege Baharla "iyi cüceler" e gittiğimizde bu kitabı incelemiştik. Geçenlerde D&R a girmiştim. Orada görünce hemen aldım. Anne babaların çoğu zaman çocuklarının ne dediğini dinlemeden, evet tamam çok güzel şeklinde onları geçiştirdiğini aslında onların bize gerçekten bir şeyler anlatmak istediklerini
 kaçırdığımızı anlatan.  Gerek hikayesiyle, gerek çizimleriyle çok eğlenceli bir kitap. Biz çok seviyoruz. Tavsiye ederiz.


Nisan kreşte bir tabak yardımıyla yuvarlak çizmeyi öğrenmiş. Sürekli çay tabaklarıyla yuvarlaklar çizip, onları kesiyor. Bu seferde suratlar yapmış. Bu işte yetenekliyim deyip duruyor. İnşallah böyle devam eder...





Pazar, Şubat 27, 2011

Yeni gelişmeler...

Nisan kelime işini cümle işine dökmeye başladı. Bu aralar şahit olduğum diyaloglarımızdan birkaç tanesini yazmak istiyorum.Geçenlerde portakal sıktım. Biraz suluymuş fazla çıktı. Bir kısmını içti. Kalanıda koyuyım mı Nisan içer misin diye sordum. Cevap: Bitiremem... bende sessizlik sonra sarılıp, öpmeler, gıdıklamalar, gülüşmeler :)
Yine geçenlerde masada yemek yerken birden indi ve doydum dedi. Dün ise mutfak tezgahına oturucam diye tutturdu. Oturttum ama uzun süre kalınca hadi Nisan yoruldum bak ben burada ayakta seni bekleyemem ki dedim. Cevap: Sandada al otuy (Sandalye al otur) bunu söylerkende her kelimede kafasını sallıyo. Bu kadar basit bunu düşünemiyomusun der gibi :) Şaştım kaldım...Sanırım bundan sonra daha çok şaşırıcaz.

Bu kadar atraksiyondan sonra canı sıkılan kuzuya annesi yeni oyunlar düşünürken. Uyduruk birşeyler yaptık. Önce odasından 4 tane oyuncak aldık. Sonra beyaz bir kartonu 4 e böldüm büyük kare olucak şekilde. Üzerlerine seçtiğimiz oyuncakların şekillerini çizdim. Sonra oyuncakları karşısına dizdim. Kartları ters çevirip, piyango bileti gibi ona seçtirttim tek tek. Seçtiği karttaki şeklin oyuncaklardan hangisine ait olduğunu sordum. Önce anlayamadı ama bir kaç göstermeden sonra yaptı. eğlendik ama hiperaktif kızıma çok uzun sürmedi. Kartlardan sonra kendisi en sevdiği şeyler olan plastik kap kacak ve çatal, kaşıklarla oynamayı tercih etti :) Güler misin ağlar mısın?


Salı, Şubat 22, 2011

Kardeş Kirpi Gecikmedi...

Kardeş kirpi gecikmedi, karşı blogdan geldi :) Sevgili DefneNil in yaptığı kirpi çok hoşumuza gidince biz de bugün kardeşini yapalım dedik. Biraz hamur, biraz kürdan, iki de çörek otu yetti.Gelirken getiririz hasret giderirler :)
Parmak boyasını yaptık ya, bir kere gördük ya yetti. Her gün buya buya ( boya boya) seansımız var.Biz de yeni bir soluk getirelim dedik.Evdeki eskimiş scothebrite mızı atmadık. Küçük karelere böldük. Şimdi onlarla baskılar yapıyoruz.

Cuma, Şubat 18, 2011

2 aktivite, bir sürü resim, çok birikmiş çoook...

Nisanla bir kaç ay önce yaptığımız bir aktivitemiz vardı. Yayınlamadığımı farkettim. Çok basit ve zevkli siz de yapmak isterseniz, hadi buyrun...
Nisan kurumasını beklemediği için bebeğimizin saçları hemen çıktı ama gözlerini yapıştırmaktan tutun, saçlarını yerleştirmeye kadar kendisi katkıda bulundu.

Sevgi dolu, çok sevecen demiştim geçen yazımda.İşte bu da kanıtı sizce?
Bu resimde de gördüğünüz gibi biz evde bile atkı takıyoruz. Daha doğrusu mutlaka boynumuzda bir aksesuar olmak zorunda. Evde bulduğu bornoz kuşaklarını, kumaş kemerleri hemen boynuna dolayı veriyor ve öyle evde salınmak hoşuna gidiyor. Komik çocuk :) Bu da bir başka versiyonu
Mutfağa girdiğimde pasta, vs birşeyler yapıcaksam mutlaka başörtüsü bağlarım. İşim bitince Nisan'ın eline geçti. Tahmin edersiniz hemen ayna karşısına geçildi...
Bugün oyun grubumuzdan Doruk paşama gidicektik fakat kendisinin ufak bir nezle sorunu olunca, biz de yeni hastalıktan kalktığımız için evde kaldık. Seyhanla bıdda bıdda mız yani DefneNilimiz geldiler. Birer kahve içtik, bizim kızlar rahat verir mi? Haydi odaya...
Biraz oyun, biraz muz, birazda boyama işte hepsi bu :)
Bugün ne zamandır Nisan'ın fotoğrafını çekmediğimi farkettim. Seyhanlar gelmeden önce kendi halinde oynarken birkaç kare çektim. Sanırım insan bebekken daha meraklı oluyor fotoğraf çekmeye ama ileride bu hallerini çok arıycaz, bize kalan sadece fotoğraflar olucak...
Baktık bütün bloglarda herkes parmak boyası yapıyor. Bıdda bıddamızda bu konuda usta olmuş. Biz de deneyelim dedik. Açıkcası pek cesaret edemedim şimdiye kadar parmak boyası almaya ama artık yeni deneyimler şart. Öğleden sonra açtık boyalarımızı. Önce maviden başladık sonra kırmızı, sarı, yeşil ve siyah. Siyahın hata olduğunu açar açmaz anladım :) ama hakkını yemiyeyim hiçbir yere sürmeden, bulaştırmadan, üstüne bile dökmeden sadece resim defterine güzel güzel boyadı, çalışmalarımız kurumakta kenara bırakıldı :)











Çarşamba, Aralık 15, 2010

Basit bir aktivite

Anne işten eve gelir, mutfağın dağınıklığında kaybolur.Etrafı toplarken sürekli kendinden ilgi bekleyen kızını biraz olsun oyalamak için oyun icat eder. Yağlık sirkelik ne derseniz deyin. Dolabın içinden anneye göz kırpar. Kapağı açılır, ince uzun bir boşluktan içine ne atılır? Tabiki kürdan. Hem boşluk dardır, hedef zordur. Oyalanma süresi uzar annede mutfağı toplar :)

Salı, Aralık 14, 2010

Mutfaktaki yeni yardımcım...

Nisan bu aralar herşeyi çok anlar oldu. Biz mi alıştık bilmiyorum ama söyleyemediği şeyleri bile çok güzel anlatıyor artık. Bu aralar pasta çalışmaları nedeniyle mutfağa taşındım resmen. Bütün gün buradayım. Laptopumuda getirdim. Haliyle Nisan da yanımda. Bugün yemek yaparken bana yardım etti kendisi sağolsun :)

Ne zamandır internetten bulduğum oyun kağıtlarını bastırıp, pvcletmek istiyordum. Geçenlerde babamız ozalitçiye giderken bizimkileride yaptırmış. Çok sevindik. Beraber kırptık Nisanada küçük makas verdim. Evirdi çevirdi nasıl kullanıldığını bir türlü anlayamadı. Az sabret kızım yakında onu da çözersin :)
Kartlar tamamlama kartları, renklerle ilgili objeler, sebze ve meyvelerden oluşuyor. Siz de yaptırmak isterseniz
buyrun bir TIK! yine bir TIK! şimdi de TIK TIK TIK :) Kartlardaki obje resimleri gerçek resimler bu yüzden çok güzel oluyor pvc yapılınca.

Yeni kelimeler: 
Mız: Muz
annanne: anneanne
Dut: Kuş
Ayak: ayak
Saç :saç
kart: kart
Kağat: kağıt

var daha ama aklıma gelmedi gece gece :) Omuz kaldırmayı öğrenmiş banane yapıyo sürekli çok komik :)
Uykusu gelince eee eee eee ee pışş pışş pışş pışş diyor kendi kendine. Kendi dahil sürekli birşeyleri saklıyor. Digiturkun kartını koltuk aralarına tıkıp kart kart kart diye bağırıp, elleriyle nerde işareti yapıyor. Nerelere sakladığını öğrendiğimi farketmiş bugün başka yere saklamış :) Aklıma bunlar geldi saat oldu 00:00 Füsun kaçar :)

Pazar, Kasım 28, 2010

Tavsiye Çıkartma Kitabı


Dün nautiluse şöyle bir uğradık Nisanla. Megavizyona girdim. Çocuk kitaplarına bakarken bu çıkartma kitabını gördüm, hem de balıklar yani Nisan'ın fişleri :) hemen aldık. Elinden bırakmıyor. Çıkartmaların tekrar tekrar sökülüp, yapıştırılabilmeside ayrı bir güzel. Orta sayfada çıkartmalar diğer sayfalar boş ordan çıkarıp, istediğin sayfaya yapıştırıyorsun. Bana bile çok zevkli geldi. Nisan evde sürekli yapışkan birşey bulsa eline oraya buraya yapıştırmayı sevdiği için bu tam bize göre oldu tavsiye olunur. Bu arada bu kitabın çiftlik hayvanları vs. birçok çeşidi vardı.

Salı, Kasım 09, 2010

İkea evimizin herşeyi

 09.11.2010 Salı
Nisana ne zamandır masa sandalye almayı düşünüyordum fakat hep ertelendi. Bayram da geliyor. Kızıma bayram hediyesi olsun diye sipariş verdim. Bu sabah geldi. Oyun grubu bizdeydi bugün. Doruklar erken kalkınca Seyhan hadi gel yapalım dedi. Kızlar ne kadar izin verirse o kadar kurduk masa ve sandalyeleri.Çok da güzel oldu. Hemen aktivitelere başladık.




Pazar, Ekim 31, 2010

Funkek ve bir aktivite

31.10.10 Pazar

Ne zamandır yazamıyordum. Ama vardı bir sebebi. Amatörde olsa bir girişimde bulundum kendimce. Nisan'ın doğum günüyle beraber tanıştığım şeker hamurlarıyla oynamayı çok sevdim ben. Bunu da keyifle kazanca dönüştürmeye karar verdim. Oldukça amatörüm tabi ve bunun da bilincindeyim ama kendimi geliştirebileceğimi düşünüyorum. Umarım kızımın şansı bizi de etkiler ve güzellikleri de beraberinde getirir. Funkek bu haftasonu ilk siparişini teslim etti. Oldukça heyecanlı ve amatördü ama bütün içtenliğini kattı bu işe. Umarım yerini bulmuştur.


Kutu da herşey gibi amatör. Ben yaptım, kartondan keserek.

Gelelim Nisana Nisan nerdeyse 20 aylık olucak. Çok dilli ama biz çoğunu anlayamıyoruz. Tutturma anlamında bizi çok zorluyor. Herşeyi ağlayarak yaptırma modunda şu aralar. Elimizden çekerek odasına götürüyor bizi gitmezsek yerlerde tepinip, ağlıyor. Bu yazıyı da onun odasında yazıyorum, sırf ağlamasın diye.
Bunun haricinde de sürekli birşeyler yaptırmamızı istiyor. Değişik ne bulacağımı şaşırıyorum. Ben de biraz olsun oyalansın diye ona kaptan kaba birşey aktarmasını istedim. Bir kaseye kabuklu fındık koydum. Önce eline şeker maşası verdim fakat kullanamadı. Ben de çay kaşığı getirdim. Bu sefer düşürmeden dikkatle bir kaseden diğerine bütün fındıkları taşıdı. Kısa sürsede ben de biraz nefes aldım :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...