dil gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dil gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Ekim 02, 2012
Nasıl öğreniyorlar?
Hasta olduğunda gitmediği günleri saymazsak 10 gündür gidiyor kreşe ama bu kadar zaman içerisinde bir kaç ingilizce rengi, bir kaç kelimeyi, 4 e kadar saymayı öğrendi bile. Open and shut (aç ve kapat) diyor bugün eve geldiğinden beri. Açıkcası ben bu kadar çabuk öğrenmeye başlıyacağını düşünmemiştim. Beyinleri hakikaten sünger gibi ve ne yüklersen, ne verebilirsen almaya açık bekliyorlar. Hayat boyu güzel bilgilerle dolman dileğiyle benim güzel pofuduğum :)
Pazar, Şubat 27, 2011
Yeni gelişmeler...
Nisan kelime işini cümle işine dökmeye başladı. Bu aralar şahit olduğum diyaloglarımızdan birkaç tanesini yazmak istiyorum.Geçenlerde portakal sıktım. Biraz suluymuş fazla çıktı. Bir kısmını içti. Kalanıda koyuyım mı Nisan içer misin diye sordum. Cevap: Bitiremem... bende sessizlik sonra sarılıp, öpmeler, gıdıklamalar, gülüşmeler :)
Yine geçenlerde masada yemek yerken birden indi ve doydum dedi. Dün ise mutfak tezgahına oturucam diye tutturdu. Oturttum ama uzun süre kalınca hadi Nisan yoruldum bak ben burada ayakta seni bekleyemem ki dedim. Cevap: Sandada al otuy (Sandalye al otur) bunu söylerkende her kelimede kafasını sallıyo. Bu kadar basit bunu düşünemiyomusun der gibi :) Şaştım kaldım...Sanırım bundan sonra daha çok şaşırıcaz.
Bu kadar atraksiyondan sonra canı sıkılan kuzuya annesi yeni oyunlar düşünürken. Uyduruk birşeyler yaptık. Önce odasından 4 tane oyuncak aldık. Sonra beyaz bir kartonu 4 e böldüm büyük kare olucak şekilde. Üzerlerine seçtiğimiz oyuncakların şekillerini çizdim. Sonra oyuncakları karşısına dizdim. Kartları ters çevirip, piyango bileti gibi ona seçtirttim tek tek. Seçtiği karttaki şeklin oyuncaklardan hangisine ait olduğunu sordum. Önce anlayamadı ama bir kaç göstermeden sonra yaptı. eğlendik ama hiperaktif kızıma çok uzun sürmedi. Kartlardan sonra kendisi en sevdiği şeyler olan plastik kap kacak ve çatal, kaşıklarla oynamayı tercih etti :) Güler misin ağlar mısın?
Yine geçenlerde masada yemek yerken birden indi ve doydum dedi. Dün ise mutfak tezgahına oturucam diye tutturdu. Oturttum ama uzun süre kalınca hadi Nisan yoruldum bak ben burada ayakta seni bekleyemem ki dedim. Cevap: Sandada al otuy (Sandalye al otur) bunu söylerkende her kelimede kafasını sallıyo. Bu kadar basit bunu düşünemiyomusun der gibi :) Şaştım kaldım...Sanırım bundan sonra daha çok şaşırıcaz.
Bu kadar atraksiyondan sonra canı sıkılan kuzuya annesi yeni oyunlar düşünürken. Uyduruk birşeyler yaptık. Önce odasından 4 tane oyuncak aldık. Sonra beyaz bir kartonu 4 e böldüm büyük kare olucak şekilde. Üzerlerine seçtiğimiz oyuncakların şekillerini çizdim. Sonra oyuncakları karşısına dizdim. Kartları ters çevirip, piyango bileti gibi ona seçtirttim tek tek. Seçtiği karttaki şeklin oyuncaklardan hangisine ait olduğunu sordum. Önce anlayamadı ama bir kaç göstermeden sonra yaptı. eğlendik ama hiperaktif kızıma çok uzun sürmedi. Kartlardan sonra kendisi en sevdiği şeyler olan plastik kap kacak ve çatal, kaşıklarla oynamayı tercih etti :) Güler misin ağlar mısın?
Salı, Aralık 14, 2010
Mutfaktaki yeni yardımcım...
Nisan bu aralar herşeyi çok anlar oldu. Biz mi alıştık bilmiyorum ama söyleyemediği şeyleri bile çok güzel anlatıyor artık. Bu aralar pasta çalışmaları nedeniyle mutfağa taşındım resmen. Bütün gün buradayım. Laptopumuda getirdim. Haliyle Nisan da yanımda. Bugün yemek yaparken bana yardım etti kendisi sağolsun :)
Ne zamandır internetten bulduğum oyun kağıtlarını bastırıp, pvcletmek istiyordum. Geçenlerde babamız ozalitçiye giderken bizimkileride yaptırmış. Çok sevindik. Beraber kırptık Nisanada küçük makas verdim. Evirdi çevirdi nasıl kullanıldığını bir türlü anlayamadı. Az sabret kızım yakında onu da çözersin :)
Kartlar tamamlama kartları, renklerle ilgili objeler, sebze ve meyvelerden oluşuyor. Siz de yaptırmak isterseniz
buyrun bir TIK! yine bir TIK! şimdi de TIK TIK TIK :) Kartlardaki obje resimleri gerçek resimler bu yüzden çok güzel oluyor pvc yapılınca.
Yeni kelimeler:
Mız: Muz
annanne: anneanne
Dut: Kuş
Ayak: ayak
Saç :saç
kart: kart
Kağat: kağıt
var daha ama aklıma gelmedi gece gece :) Omuz kaldırmayı öğrenmiş banane yapıyo sürekli çok komik :)
Uykusu gelince eee eee eee ee pışş pışş pışş pışş diyor kendi kendine. Kendi dahil sürekli birşeyleri saklıyor. Digiturkun kartını koltuk aralarına tıkıp kart kart kart diye bağırıp, elleriyle nerde işareti yapıyor. Nerelere sakladığını öğrendiğimi farketmiş bugün başka yere saklamış :) Aklıma bunlar geldi saat oldu 00:00 Füsun kaçar :)
Pazar, Kasım 21, 2010
Bronşolit
21.11.2010 Pazar
Bu bayram bir yere gitmeyelim, evimizin konforunda keyfimizce yatalım kalkalım. Havalarda güzelken sabahları çıkalım sahilde yürüyüş yapalım, sandviç yiyelim diye düşünen aileyi bronşolit vurdu. Arife gecesi öksürük, nefes tıkanıklığı ile sabahladık. Resmen sabahladık. Çocuk kafasını yastığa koyamadı. Uyumak isterken uyuyamadı. Biz ise çaresiz ah ohh vah tüh ile sabahı sabah ettik. Sabah oldu sanki gece uyuyamayan hasta olan Nisan değildi. Keyfi yerinde, mutlu başladı güne. Biz de geleneksel ziyaretlerimizi yapmak için çıktık evden. Akşam dönerken ise yine başladı öksürük ve ağlama krizi. Meğerse bu bronşolit geceleri azar, öksürük krizi ile nefes almayı zorlaştırırmış. Bronşların arasındaki açıklığın kapanmasıymış. Bayramın geçmesini bekledik. Doktorumuza götürebilmek için. Acilde bir iğne vuruldu, çok şükür iğne ile gögüsü yumuşadı. Astım vs. gibi ileri tetkiklere gerek kalmadı. İlaçlarımıza devam nasihatiyle döndük evimize. İki gündür daha iyiyiz ama öksürük arada tutuyor. Özellikle ağlamak ve gülmek tetikliyormuş hakikatende öyle oluyor.
Bu aralar baby tv ye dadandık. Nisan tv hep açık olan evimizde reklamlar dışında tv ile çok ilgilenmezdi. Bu zamana kadar çizgi film kanallarını dahi 5-10 dk dan fazla ilgiyle izleyemezdi. Ne olduysa oldu bu günlerde çok ilgileniyor, onlara gülüyor ve tepkiler veriyor konuşarak. Ben başka bir kanala geçersem de aç açç diye tutturuyor. Ben de kanalı değiştirmek için izlediği bölümün bitmesini bekliyorum. Çizgi filmdekiler el sallarken ya da bittiğini belli eden hareketler yaparken değiştiriyorum. Açç açç dedidiğinde ise uyumaya gittiler. Uyansınlar açarız diyerek ilgisini başka yöne çekiyorum. Neyseki 2 yaşına bir şey kalmadı artık, izlemesinde çok sakınca yok diye düşünüyorum hatta izlemesi arttıkça birşeyler öğreniyor bence. Kelimeleri bu ara arttı mesela. Dozunda olduğu sürece herşey faydalı...
Yeni Kelimeler
amur : Hamur ( Bu ara en sevdiği şey oyun hamuru)
Hadi : hadi
Çanta: çanta
Saat: saat
saç : saç
tahta : tahta
otuy : otur
bıdda bıdda: Defne :)
tuut : Tavuk
fiş : Balık (niye bu ingilizce oldu bilmiyorum : )
babaanne : babaanne
çiçi : Ceren
abi : abi
Bunlar aklıma gelenler. Bu arada bütün oyun grubu arkadaşlarıve annelerine geçmiş olsun diliyoruz. Hasta olan bütün çocuk ve bebekler bir an önce iyileşsin.
Bu bayram bir yere gitmeyelim, evimizin konforunda keyfimizce yatalım kalkalım. Havalarda güzelken sabahları çıkalım sahilde yürüyüş yapalım, sandviç yiyelim diye düşünen aileyi bronşolit vurdu. Arife gecesi öksürük, nefes tıkanıklığı ile sabahladık. Resmen sabahladık. Çocuk kafasını yastığa koyamadı. Uyumak isterken uyuyamadı. Biz ise çaresiz ah ohh vah tüh ile sabahı sabah ettik. Sabah oldu sanki gece uyuyamayan hasta olan Nisan değildi. Keyfi yerinde, mutlu başladı güne. Biz de geleneksel ziyaretlerimizi yapmak için çıktık evden. Akşam dönerken ise yine başladı öksürük ve ağlama krizi. Meğerse bu bronşolit geceleri azar, öksürük krizi ile nefes almayı zorlaştırırmış. Bronşların arasındaki açıklığın kapanmasıymış. Bayramın geçmesini bekledik. Doktorumuza götürebilmek için. Acilde bir iğne vuruldu, çok şükür iğne ile gögüsü yumuşadı. Astım vs. gibi ileri tetkiklere gerek kalmadı. İlaçlarımıza devam nasihatiyle döndük evimize. İki gündür daha iyiyiz ama öksürük arada tutuyor. Özellikle ağlamak ve gülmek tetikliyormuş hakikatende öyle oluyor.
Bu aralar baby tv ye dadandık. Nisan tv hep açık olan evimizde reklamlar dışında tv ile çok ilgilenmezdi. Bu zamana kadar çizgi film kanallarını dahi 5-10 dk dan fazla ilgiyle izleyemezdi. Ne olduysa oldu bu günlerde çok ilgileniyor, onlara gülüyor ve tepkiler veriyor konuşarak. Ben başka bir kanala geçersem de aç açç diye tutturuyor. Ben de kanalı değiştirmek için izlediği bölümün bitmesini bekliyorum. Çizgi filmdekiler el sallarken ya da bittiğini belli eden hareketler yaparken değiştiriyorum. Açç açç dedidiğinde ise uyumaya gittiler. Uyansınlar açarız diyerek ilgisini başka yöne çekiyorum. Neyseki 2 yaşına bir şey kalmadı artık, izlemesinde çok sakınca yok diye düşünüyorum hatta izlemesi arttıkça birşeyler öğreniyor bence. Kelimeleri bu ara arttı mesela. Dozunda olduğu sürece herşey faydalı...
Yeni Kelimeler
amur : Hamur ( Bu ara en sevdiği şey oyun hamuru)
Hadi : hadi
Çanta: çanta
Saat: saat
saç : saç
tahta : tahta
otuy : otur
bıdda bıdda: Defne :)
tuut : Tavuk
fiş : Balık (niye bu ingilizce oldu bilmiyorum : )
babaanne : babaanne
çiçi : Ceren
abi : abi
Bunlar aklıma gelenler. Bu arada bütün oyun grubu arkadaşlarıve annelerine geçmiş olsun diliyoruz. Hasta olan bütün çocuk ve bebekler bir an önce iyileşsin.
Çarşamba, Eylül 29, 2010
1,5 yaş
29.09.2010 Çarşamba
Nisan doğalı 18 ay geçmiş. Hayatımda neler mi değişti? Hamilelik benim için ilk 4 ay zaten çok zordu. Bulantılar, kötü kokular, ağızda pas tadı. Hiç rahat edemedim. Bulantılar bitsede ağızda pas tadı geçmedi. Hiç aşermedim. Üstüne üstük gebelik şekerim çıktı. Anlayacağınız ağız tadıyla ben hamileyim, onu bunu isterim, yerim yapamadım. Tam 13 kilo aldım. Bu 18 ayda tamamını geri verdim. 18 aydır bir fiil gece gündüz emzirdim(emziriyorum). Geceleri deliksiz uyku uyumayı unuttum. Önce kendim demeyi bırakıp, önce kızım demeyi öğrendim. Nisan yokkende işim bitmiyordu, şimdide bitmiyor. Ondan önce ne kadar yavaş ve uyuşukmuşum demek ki. Pratik olmayı ve aynı anda birkaç iş yapmadan işlerin bitmiyceğini öğrendim. Zamanla yarışmayı öğrendim. Sabırlı olmadan olmıycağını öğrendim. Biri sizi sürekli zorladıkça zorluyorsa ve bu çocuğunuzsa asla şikayet edemiyceğinizi öğrendim. Anne kelimesini duymanın ne kadar güzel birşey olduğunu öğrendim. Ondan başka hiç kimseyi bu kadar bambaşka sevemiyceğimi öğrendim ve bunun gibi aklıma şu an gelmeyen birçok şey öğrendim bu 18 ayda. Herşey bundan sonra çok daha keyifli, çok daha beklenmedik...
1,5 yaş kilo 13,100gr boy 88cm
Kelimeler: anne, baba, dede, ağaç, ağaçlar, at, çizçiz(boya kalemi), Doluk (Doruk), Ayya (Derya), abba (abla) fu (su), bebek, bebiş, ya banne (ya banane), benim, hovhov, mauw, cik cik, nay nay, gel, buyda (burda),deh deh
En sevdiği oyuncaklar: Bu ara zıplama atı ve bebekler...
Sevdiği aktiviteler: Boyama, puzzle( yardımlı), oyun hamuru, kitap bakmak ve okutturmak, müzik eşliğinde dans etmek
En sevimli yanı: Öpmek, sarılmak
Yemek ve uyku durumları: Anne sütü, herşeyden azar azar yemek, Yardımsız uykuya geçememek.Zor dalmak, en ufak sese duyarlı olmak.Geceleri 3-4 kez uyanmak ve emmeden dalamamak.
Sosyal yönü: Oyun grubu kapsamında daimi 3 arkadaşı olmakla birlikte, hemen herkesle kaynaşabilir olmak.
Karakteristik yönü: Düzenli, titiz, mükemmelliyetçi, zoru seven, inatçı, alıngan, merhametli, paylaşımcı, işine karışılmasını sevmeyen.
Anneci...
Nisan doğalı 18 ay geçmiş. Hayatımda neler mi değişti? Hamilelik benim için ilk 4 ay zaten çok zordu. Bulantılar, kötü kokular, ağızda pas tadı. Hiç rahat edemedim. Bulantılar bitsede ağızda pas tadı geçmedi. Hiç aşermedim. Üstüne üstük gebelik şekerim çıktı. Anlayacağınız ağız tadıyla ben hamileyim, onu bunu isterim, yerim yapamadım. Tam 13 kilo aldım. Bu 18 ayda tamamını geri verdim. 18 aydır bir fiil gece gündüz emzirdim(emziriyorum). Geceleri deliksiz uyku uyumayı unuttum. Önce kendim demeyi bırakıp, önce kızım demeyi öğrendim. Nisan yokkende işim bitmiyordu, şimdide bitmiyor. Ondan önce ne kadar yavaş ve uyuşukmuşum demek ki. Pratik olmayı ve aynı anda birkaç iş yapmadan işlerin bitmiyceğini öğrendim. Zamanla yarışmayı öğrendim. Sabırlı olmadan olmıycağını öğrendim. Biri sizi sürekli zorladıkça zorluyorsa ve bu çocuğunuzsa asla şikayet edemiyceğinizi öğrendim. Anne kelimesini duymanın ne kadar güzel birşey olduğunu öğrendim. Ondan başka hiç kimseyi bu kadar bambaşka sevemiyceğimi öğrendim ve bunun gibi aklıma şu an gelmeyen birçok şey öğrendim bu 18 ayda. Herşey bundan sonra çok daha keyifli, çok daha beklenmedik...
1,5 yaş kilo 13,100gr boy 88cm
Kelimeler: anne, baba, dede, ağaç, ağaçlar, at, çizçiz(boya kalemi), Doluk (Doruk), Ayya (Derya), abba (abla) fu (su), bebek, bebiş, ya banne (ya banane), benim, hovhov, mauw, cik cik, nay nay, gel, buyda (burda),deh deh
En sevdiği oyuncaklar: Bu ara zıplama atı ve bebekler...
Sevdiği aktiviteler: Boyama, puzzle( yardımlı), oyun hamuru, kitap bakmak ve okutturmak, müzik eşliğinde dans etmek
En sevimli yanı: Öpmek, sarılmak
Yemek ve uyku durumları: Anne sütü, herşeyden azar azar yemek, Yardımsız uykuya geçememek.Zor dalmak, en ufak sese duyarlı olmak.Geceleri 3-4 kez uyanmak ve emmeden dalamamak.
Sosyal yönü: Oyun grubu kapsamında daimi 3 arkadaşı olmakla birlikte, hemen herkesle kaynaşabilir olmak.
Karakteristik yönü: Düzenli, titiz, mükemmelliyetçi, zoru seven, inatçı, alıngan, merhametli, paylaşımcı, işine karışılmasını sevmeyen.
Anneci...
Çarşamba, Eylül 22, 2010
Fu fu :)
21.09.10 Salı
Nisanın bardaktan su içme sevdası var bu aralar. Bir sevdası da ağaçlar. Evet ağaçlar diyip duruyor. Bir ağaç gördü mü çok seviniyor. Ev anaokulu kıvamında bu ara. Sürekli birşeyler yapmak istiyor. Ne yapacağına da kendi karar veriyor. Boya kalemlerinin adı "çiz çiz" . Boya yapmak istediği zaman çiz çiz diyip benden kalemleri istiyor. Ondan sıkılıyor. Oyun hamurunu gösteriyor. Onunla biraz oynuyor sonra odasına gidip, koltuğuna oturuyor ve eline kitap alıp, anneeeeee ya da babaaaaaaa diye bağırıp ama biz gidene kadar aralıksız bağırıyor,kitap bakmak için bizi de çağırıyor. Okuyoruz, resimlerine bakıyoruz. Ondan sıkılınca da puzzle yapmak istiyor. Henüz yardımsız yapamadığı için yine yanında oturmamızı istiyor. Çalışıyor, çabalıyor. Bu faaliyetler bir kısır döngü içinde sürüp gidiyor.
Geçtiğimiz hafta Nisan'ın babaannesi ve dedesi geldiler Göreleden. Onları görünce çok mutlu oldu, çok şımardı. Bize geldiklerinde hemen onları da odasına götürüyor. Yeni odaya ısınması beni çok mutlu ediyor. Mesela salonda bir oyuncağı oluyor. Hadi Nisan al şunu da odana götür diyorum. Bakıyorum hemen alıp, götürüyor. Demek ki benimsemiş, süper! Zıplama atını iyi ki almışım. Üstünde yarım saat zıpladığı oluyor, zıplarken artık geziyorda ayaklarını hareket ettirip ve "dehh dehh" diyor kendi kendine :)
Bizden kısa kısa bu kadar...
Sevgiler...
Fu fu from existhunder on Vimeo.
Nisanın bardaktan su içme sevdası var bu aralar. Bir sevdası da ağaçlar. Evet ağaçlar diyip duruyor. Bir ağaç gördü mü çok seviniyor. Ev anaokulu kıvamında bu ara. Sürekli birşeyler yapmak istiyor. Ne yapacağına da kendi karar veriyor. Boya kalemlerinin adı "çiz çiz" . Boya yapmak istediği zaman çiz çiz diyip benden kalemleri istiyor. Ondan sıkılıyor. Oyun hamurunu gösteriyor. Onunla biraz oynuyor sonra odasına gidip, koltuğuna oturuyor ve eline kitap alıp, anneeeeee ya da babaaaaaaa diye bağırıp ama biz gidene kadar aralıksız bağırıyor,kitap bakmak için bizi de çağırıyor. Okuyoruz, resimlerine bakıyoruz. Ondan sıkılınca da puzzle yapmak istiyor. Henüz yardımsız yapamadığı için yine yanında oturmamızı istiyor. Çalışıyor, çabalıyor. Bu faaliyetler bir kısır döngü içinde sürüp gidiyor.
Geçtiğimiz hafta Nisan'ın babaannesi ve dedesi geldiler Göreleden. Onları görünce çok mutlu oldu, çok şımardı. Bize geldiklerinde hemen onları da odasına götürüyor. Yeni odaya ısınması beni çok mutlu ediyor. Mesela salonda bir oyuncağı oluyor. Hadi Nisan al şunu da odana götür diyorum. Bakıyorum hemen alıp, götürüyor. Demek ki benimsemiş, süper! Zıplama atını iyi ki almışım. Üstünde yarım saat zıpladığı oluyor, zıplarken artık geziyorda ayaklarını hareket ettirip ve "dehh dehh" diyor kendi kendine :)
Bizden kısa kısa bu kadar...
Sevgiler...
Fu fu from existhunder on Vimeo.
Çarşamba, Eylül 15, 2010
Elinin hamuru...
15.09.2010 Çarşamba
Dün klasik oyun grubu günüydü. Gün bizdeydi. Nisan 3 e kadar uyumadı. Ne yaptıysam uyumak istemedi işte. Böyle olunca 15:30 gibi gelen arkadaşlarını karşılamak için geç yatıp, erken uyandı. Uykusunu alamayan kızım çok alıngan davrandı arkadaşlarına. Hemen her fırsatta ağladı. Yeni oyun hamurlarıyla oynamak istedi. Hep beraber güzel bir şekilde ilk oyun hamuru aktivitelerini yaptılar.Keyfimizde yerine geldi. Bir eksiğimiz vardı Doruk. Gelsin hemen onunla da bu aktiviteyi yeniliycez.
Ege Bahar ve Defne Nisanın yeni odasını keşfe daldılar, büyük bir keyifle. Yeni koltuğumuz arkadaşlarımızdan tam not aldı :) Tekrar Ninemize çok teşekkür ederiz.Sağol babaannem...
Bu ara Nisan oyun oynarken sürekli odasında yanında olmamızı istiyor. Büyük bir savaş veriyoruz ailecek. Vardiyalı oynuyoruz resmen onunla. Bakalım ne zaman biz içeride bir film izliycez de Nisan odasında oyuncaklarıyla oynayacak? Tahta puzzlelara merakı arttı. Kitapları da daha çok inceliyor. Konuşma çabası son sürat devam ediyor. Bugün dışarıda arabada otururken bir kedi ve ilerisinde de yoğurt kabı gördü. Bize seslenip, fuu fuu dedi. Yoğurt kabında su varmış :)
Evde buzdolabında ne kadar magnet varsa Nisanın oyuncağı onları çıkarıp, yapıştırmak çok hoşuna gidiyor.
Akşam bir tanesini alıp babasına koştu yine fuu fuu diyerek. Su damacanası şeklinde bir magneti göstererek. Bağlantılar kurması çok şirin oluyor.
Bu arada yeni bir eğitim ve öğretim yılı başlıyor.Tüm öğretmen, öğrenci ve velilere güzel bir sene diliyorum. Eğitim adına bol gelişmeler yaşansın. Geleceğimiz umutlansın...
Dün klasik oyun grubu günüydü. Gün bizdeydi. Nisan 3 e kadar uyumadı. Ne yaptıysam uyumak istemedi işte. Böyle olunca 15:30 gibi gelen arkadaşlarını karşılamak için geç yatıp, erken uyandı. Uykusunu alamayan kızım çok alıngan davrandı arkadaşlarına. Hemen her fırsatta ağladı. Yeni oyun hamurlarıyla oynamak istedi. Hep beraber güzel bir şekilde ilk oyun hamuru aktivitelerini yaptılar.Keyfimizde yerine geldi. Bir eksiğimiz vardı Doruk. Gelsin hemen onunla da bu aktiviteyi yeniliycez.
Ege Bahar ve Defne Nisanın yeni odasını keşfe daldılar, büyük bir keyifle. Yeni koltuğumuz arkadaşlarımızdan tam not aldı :) Tekrar Ninemize çok teşekkür ederiz.Sağol babaannem...
Bu ara Nisan oyun oynarken sürekli odasında yanında olmamızı istiyor. Büyük bir savaş veriyoruz ailecek. Vardiyalı oynuyoruz resmen onunla. Bakalım ne zaman biz içeride bir film izliycez de Nisan odasında oyuncaklarıyla oynayacak? Tahta puzzlelara merakı arttı. Kitapları da daha çok inceliyor. Konuşma çabası son sürat devam ediyor. Bugün dışarıda arabada otururken bir kedi ve ilerisinde de yoğurt kabı gördü. Bize seslenip, fuu fuu dedi. Yoğurt kabında su varmış :)
Evde buzdolabında ne kadar magnet varsa Nisanın oyuncağı onları çıkarıp, yapıştırmak çok hoşuna gidiyor.
Akşam bir tanesini alıp babasına koştu yine fuu fuu diyerek. Su damacanası şeklinde bir magneti göstererek. Bağlantılar kurması çok şirin oluyor.
Bu arada yeni bir eğitim ve öğretim yılı başlıyor.Tüm öğretmen, öğrenci ve velilere güzel bir sene diliyorum. Eğitim adına bol gelişmeler yaşansın. Geleceğimiz umutlansın...
Cumartesi, Eylül 11, 2010
Kitap köşesi ve bayram gezisi...
11.09.2010 Cumartesi
Bazen iki kelimeli şeyler söylüyor enderde olsa ama bugün " dede uyuyo hala" dedi. Çok şaşırdım. Tek başıma olsam emin olamıycaktım ama herkes aynı anda birbirine bakıp, Nisanın dediğini tekrarlayınca komik oldu.
Kısada olsa bu seyahat bize iyi geldi, yine, yeni, yeniden...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Pages - Menu
Popular Posts
-
Evettttt bu benim ilk çekilişim. Devamı gelsin diyerek sizlere hediye etmek üzere iki saç bakım ürünü hazırladım. Biri Bioblas tan durulanm...
-
Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin t...
-
Kahve Dünyası’ndan Çocukları Neşeyle Dolduracak Çikolata Atölyesi! Kahve Dünyası Fabrika Veliefendi’de düzenlenen çikolata ...
-
Nisan 28 aylıktı "tuvalet eğitimi" ne başladığımda. Nasıl yapsam, nasıl etsem derken biraz internette kitap araştırması yapmı...
-
08.11.2009 Annem,babam,amcam ve Çağrı Abimle ile birlikte caddebostan sahile indik.Hava çok güzel olduğu için annem hemen çoraplarımı çık...
-
Barbie, Zeynep Tosun ile yeni kıyafetler tasarlayacak yaratıcı moda severleri arıyor Kıyafetleri ve tarzı ile her zaman ilham kaynağı o...
-
Geçtiğimiz günlerde Gün Yayıncılık dan çıkan Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Kitabı nın lansmanı yapıldı. Lansmana özel çıkarılan...
-
Nisan daha 5 aylıkken gitmiştik Dikiliye. Otobüsle gittiğimiz ve Nisan da bebek olduğu için çok fazla gezememiştik. Aradan geçen 3 yıl sonra...
-
Kış ayları, seyahat tutkunları için büyüleyici manzaralar ve eşsiz deneyimler sunuyor. İster karlarla kaplı dağlarda kayak yapmak, ister s...
-
Arthur’un Hikayesi: Minik Dostumuzla Tanışmamız Her şey, bir sabah hayatımızda eksik olan bir şeyin farkına varmamızla başladı. Hayatımıza n...









