hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 16, 2012

Kitap, boncuk ve hastalık...


İşte yeni cicilerim, sırada bekleyenler... En son okuduğum Pasaklı Tanrıça çok eğlenceliydi. Ondan çok güzel film olur diye düşündüm okurken, belki çekilmiştirde ben bilmiyorumdur. Baş rolleri bile düşündüm. Sandra Bullock ve Lost dizisindeki Sawyer yani Josh Holloway. Bence çok güzel bir cast oldu :)))
Bunlardan da Gördüğüne Asla İnanma ile devam edicem sanırım...



Bu ara bilekliklere taktım. Bu da kendimin yaptığı bir tane, çok severek takıyorum...



Kuzunun astım atağına bir de orta kulak iltihabını ekledik tam oldu. Pazar gecesi ara ara uyanıp, kulağım acıyor dedi durdu. Ertesi günü kulak burun boğaza gittik ve tahmin ettiğim gibi allahtan başındaymış. Zaten bir gecede ağrısı geçti. En çok bu hafta havuza giremiyceğine üzüldü. Napalım kızım haftalar çuvala girmedi ya :)
Bu astım işi şakaya gelicek gibi değil. Süreyya Paşa Hastanesine götürüyordum ama her istediğim an randevu bulamadığım için sağlıklı bir takip olmuyor ben de internetten biraz araştırdım ve Yonca Tabak Nuhoğlu diye bir Prof. buldum. Bu cumartesi götürücem umarım, en kısa zaman da atlatırız...

Çarşamba, Eylül 26, 2012

Hoşgeldin hastalık...


Dün güle oynaya geldik kreşten. Evde başladı bir hapşırık. Yatmaya yakın burundan konuşmalar. Gece boyu burun tıkanıklığı uykusuzluk. Sabah boğmaca gibi bir öksürük. Soluğu aldık hastanede. Sonuç laranjit. Açıkcası bekliyordum bu ara. Hem havaların dengesizliğinden hem kreşe başlamasından hem de bir kaç gündür sürekli su içmek istemesinden hararetinden. Bu arada boyumuz 108cm kilomuz 22 olmuş. Ayak numaramız klasik ayakkabılarda 31 spor ayakkabılarda 29-30 arası değişiyor. Bu çocuk çok kilo aldı diyenlere buradan selam olsun...

Perşembe, Ekim 27, 2011

Hasta temizlik neferi...

Evet 15 gün aradan sonra siz çok rahatsınız ben biraz sizi geceleri uyutmıyım diyen kış hastalığımız geri geldi. Bu sefer sıcak hava dalgasıyla beraber :) Gece biraz ateş, biraz öksürük... Sabah ki keyifsizlikle ben işe, o da anneannesine gidemedi. Aradan bir iki saat geçip, biraz canlanınca da ben anneanneme gitmeye karar vermiştim ama diyerek sızlandı. Bu ara çok kullanıyor bunu. ... karar vermiştim :) Neyse biraz çizgi film, biraz lego derken unuttu. Odasında oynarken yanıma geldi. Çay döküldü temizlemem lazım diye. Nereye döküldü bakıyım dedim. Boşver anne ben hallederim dedi. Meğerse mahsuzcuktan çay takımıyla oynarken dökülmüş. Islak mendil alıp, temizlemiş ama çaydanlığı kara kara olmuş kendi deyimiyle, ver yıkayayım ben dedim. Sandalyemi alıp, geliyorum dedi. Kendi yıkayacakmış, peki dedim. Sonunda azıcık üstümüz ıslandı ama ne yapalım :)

Çarşamba, Şubat 16, 2011

Hastalık...

9 ay önceydi bu manzara tekrarlanalı. 2 hafta önce haftasonu Nisanda kuru bir ateş başladı. Ateş düşürücü verdim, o günü öyle geçirdik. Ertesi akşam ateş düşürücüye rağmen düşmeyen ateşi ve 41 dereceyi bulmasıyla hemen acile gittik. Serum takıldı. 3 saatin sonunda serum bitimi ancak 39 a düşmüştü. Bu arada kan alındı. Kanda yüksek oranda mikrop çıktı. Ateş düşmediği için bizi bırakmadılar ve 2 gün hastanede yattık. Kuzum 2 gün o yataktan inmeden elinde serum, ona dikkat ederek yaşadı. Elini bükmemesi gerektiğini yoksa serumun ilerlemediğini, ilerlemezse bitmiyeceğini ve hastaneden çıkamıycağımızı ona anlattık. O da olabildiğince elinden geleni yaptı. Hastanede olmak ayrı zordu. Ne kadar anlasada, dinlesede çok sıkıldı. Onu oyalamak için sürekli misafir kabul edip, oyunlar oynadık yatakta. Hastane çıkışı anne ve baba olarak biz de çok hastalandık. Çok şükür evde herkes sırasını savdı, artık bizim evden uzak olsunlar lütfen...
Bu arada Nisan kelimelerin sonuna "m" eklemeye başladı. Şöyle ki anne(m), Bitti(m), geldi(m) gibi :)
2 kelimeli cümlelerdeyiz. Ben geldim.Baba gitti.vs gibi...
Yoğun bir sohbet çabası var ama henüz biz karşılık veremiyoruz tam anlayamadığımız için. Sevgi dolu, kıpır kıpır benim kızım. İçi kaynıyor, insanları çok seviyor. Özellikle hastanede yatarken aklı hep oyun grubu arkadaşlarındaydı. Onların adını hep söyledi durdu. Doğum günümüz yaklaşıyor, bakalım ne yapacağız ne de çabuk geldi sanki :)...

Pazar, Kasım 21, 2010

Bronşolit

21.11.2010 Pazar
Bu bayram bir yere gitmeyelim, evimizin konforunda keyfimizce yatalım kalkalım. Havalarda güzelken sabahları çıkalım sahilde yürüyüş yapalım, sandviç yiyelim diye düşünen aileyi bronşolit vurdu. Arife gecesi öksürük, nefes tıkanıklığı ile sabahladık. Resmen sabahladık. Çocuk kafasını yastığa koyamadı. Uyumak isterken uyuyamadı. Biz ise çaresiz ah ohh vah tüh ile sabahı sabah ettik. Sabah oldu sanki gece uyuyamayan hasta olan Nisan değildi. Keyfi yerinde, mutlu başladı güne. Biz de geleneksel ziyaretlerimizi yapmak için çıktık evden. Akşam dönerken ise yine başladı öksürük ve ağlama krizi. Meğerse bu bronşolit geceleri azar, öksürük krizi ile nefes almayı zorlaştırırmış. Bronşların arasındaki açıklığın kapanmasıymış. Bayramın geçmesini bekledik. Doktorumuza götürebilmek için. Acilde bir iğne vuruldu, çok şükür iğne ile gögüsü yumuşadı. Astım vs. gibi ileri tetkiklere gerek kalmadı. İlaçlarımıza devam nasihatiyle döndük evimize. İki gündür daha iyiyiz ama öksürük arada tutuyor. Özellikle ağlamak ve gülmek tetikliyormuş hakikatende öyle oluyor.
Bu aralar baby tv ye dadandık. Nisan tv hep açık olan evimizde reklamlar dışında tv ile çok ilgilenmezdi. Bu zamana kadar çizgi film kanallarını dahi 5-10 dk dan fazla ilgiyle izleyemezdi. Ne olduysa oldu bu günlerde çok ilgileniyor, onlara gülüyor ve tepkiler veriyor konuşarak. Ben başka bir kanala geçersem de aç açç diye tutturuyor. Ben de kanalı değiştirmek için izlediği bölümün bitmesini bekliyorum. Çizgi filmdekiler el sallarken ya da bittiğini belli eden hareketler yaparken değiştiriyorum. Açç açç dedidiğinde ise uyumaya gittiler. Uyansınlar açarız diyerek ilgisini başka yöne çekiyorum. Neyseki 2 yaşına bir şey kalmadı artık, izlemesinde çok sakınca yok diye düşünüyorum hatta izlemesi arttıkça birşeyler öğreniyor bence. Kelimeleri bu ara arttı mesela. Dozunda olduğu sürece herşey faydalı...

Yeni Kelimeler
amur : Hamur ( Bu ara en sevdiği şey oyun hamuru)
Hadi : hadi
Çanta: çanta
Saat: saat
saç : saç
tahta : tahta
otuy : otur
bıdda bıdda: Defne :)
tuut : Tavuk
fiş : Balık (niye bu ingilizce oldu bilmiyorum : )
babaanne : babaanne
çiçi : Ceren
abi : abi

Bunlar aklıma gelenler. Bu arada bütün oyun grubu arkadaşlarıve annelerine geçmiş olsun diliyoruz. Hasta olan bütün çocuk ve bebekler bir an önce iyileşsin.

Cumartesi, Ekim 16, 2010

Kış geldi,hastalık içeri girdi...

16.10.2010 Cumartesi


Uzun zamandır uzak kaldık. Bu sürede Nisanın babaannesi ve dedesi geldi, gitti.

Biz yazın son günlerinde adaya gittik. Nisan vapuru ve adayı çok seviyor. Araba olmadığı için istediği gibi yürüyüp, koşuyor. 

Nisan 18. ayında bütün dişlerini tamamladı. 4 köpek dişi aynı anda patladı, sorunsuz. Evet ben de şaşırdım :)
Köpek dişiyle baş ettik ama bu erken ve birden gelen kışla baş edemedik ve hemen şifayı kaptık. Ardından hemen bana da geçti. Yaklaşık 10 gündür durum böyle burnu geçti derken sesi kısıldı. Herhalde oda kısa bir süre sonra geçer. Bilenler bilir. Nisan hala meme emiyor ve geceleri uyanıyor. 7-8 kerelerden 3 kereye düştük bu bile iyi geldi bana. Çok sık kalkıyor diye yanımda yatırıyordum ama nereye kadar. Bu sefer memeden kesicem, bana alışacak ve yatağında yatmayacak diye korkuyordum. Kendi odasını bayram öncesi evde başka bir odaya taşımıştık. Bu durumdan çok memnunuz. İyi ki değiştirmişiz. Yatağımız klasik iki kenarı korkuluklu, büyüyen yataklardan. Korkuluk olduğu için geceleri indir kaldır yapamıyordum bu yüzden de yanımda yatıyordu işte. Geçen akşam korkuluğu çıkaralım dedim. Yanına minder filan koyarız uyurken, gündüzleri de divan gibi oyun yeri olur diye düşündüm. Çıkarır çıkarmaz bebeklerini alıp yatağa çıktı çok hoşuna gitti ve o gecede orada yatırdım ve hiç yanıma almadım. Uyanınca Nisan anneee veya babaaa diye seslenir. Uyanınca hemen yanına gidip, bende yanına uzanıp, emzirdim ve böylece düşmeden sağ salim sabahı ettik. İki gündür gece ve gündüz yatağında uyuyor, kendide bizde çok mutluyuz.

 Bu arada Nisanla birlikte bütün oyun grubu arkadaşları ve anneleri de hastalandı. Hepsine tekrar geçmiş olsun. Sizi seviyoruz.
Nisan daha doğmadan bir çok örgü kıyafeti oldu. Babaannem başta olmak üzere, tüm aile sağolsun Nisan'a çalıştı, durdu. Bu kışta dolayısıyla yeterinde yeleği, beresi kazağı var diye ben kimseye yapmayın sakın bişey dedim ama anneannesi dayanamamış bir kırmızı kazak örmüş, tüysüz bir yün benimde hoşuma gitti fakat dümdüz gözüme boş geldi. Bende keçeden kenarına süs yaptım :)



Pazar, Temmuz 04, 2010

Geldik, geldik...

04.07.2010 Pazar

30 Haziran saat 13:30 uçağıyla İstanbul'a geldik. Doğru anneanneye gittik. Hasretle kucaklaştı bizimkiler :) Akşama doğru bizimkinin gayet yerinde olan keyfine limon sıkıldı. Sanki ateşi var gibi allah allah derken hakikaten ateşlendi. Eve dönerken uykudan kaldırdık diye sanırım, çıkardı vs... Zaten hasta gitmiştik tatile, döner dönmez ne bu şimdi dedirttirdi bize. Eve geldik ateş 39 fitil verip, uyuttum. Gecesi ateşli, yarı uykulu geçti. Sabah hala ateşi düşmediği için soluğu hastanede aldık. Kan ve idrar tahlilleri yapıldı. Daha önce 2 kere İYE geçirdiğimiz için ilk ondan şüphe ediliyor. Neyse ki kan ve idrar temiz çıktı. 2 gün ateş düşürücü kullanın, geçmezse tekrar gelin tavsiyeleriyle döndük evimize. 2 gün mahvolduk 40 dereceyi gördük ama 2 gün sonra geçti. 2 üst, 2 alt azı dişlerimiz fındık büyüklüğünde kabarmış. İştah sıfır. Sadece anne sütü, anne bitti!


Dönüşte biraz erken vardık havaalanına. Uçağımızı beklerken Nisan gönlünce eğlendi.






Nisan nerdeyse 16 aylık olucak bu aralar dili çözüldü. Artık anne, baba, dede, mama, meme, Ayşe (Ayde), Derya (Derda), Ebru (Epru), çiçek (şişek), teşekkür, cici, abla, gel, ver, al, bak gibi kelimeleri söylüyor. Hastalıklar hep üstüste gelince gelişimine dair aktivite yaptırmıyorum epeydir. Geçenlerde kaptan kaba mercimek aktarmayı gösterdim. Çok başarılı olmasada en az yarım saatini bununla ilgilenmekle harcadı. Nisan için sıkılmadan uzun bir süre :) 
Tatilde sokakta oynamaya çok alıştı. Şimdi de evde kendi kendine oynamıyor, canı sıkılıyor, dışarı çıkmak istiyor. İşimiz iş :)


Cuma, Haziran 04, 2010

Yaz geldi, Kiraz geldi...

04.06.2010 Cuma






Yok biz kalkamadık hastalıktan. Tam ishal vs. bitti derken, yakalandık mı bahar nezlesine. Burun murun kalmadı. Fındıktı zaten bilen bilir :) Hepten yok oldu :) İlaçlı, ilaçsız 7 gün derler ya bizim oldu 13 gün, Dr.umuz viral enfeksiyon tamamlar 15 güne dedi. Bakalım görücez...
Tam da geçerken bana da değdi geçti şimdi bende burnumu çekiyorum. Aman aman daha büyük hastalık görmeyelim buna da şükür...
Hastalık girince araya, gelişimdi, değişimdi, ilerlemeydi insanın gözüne gözükmüyor ama ne kadar büyüdü diyorum her sabah uyandığımda. En güzel yanı, içinden gelerek yanıma sokulup sarılıp, öpmesi. Nasıl da güzel...
Oyun oynarken birden bırakıp, gelip öpüveriyor ve beni eritiyor :) Artık bebektende anlar oldu. Bir bebeği var onunla konuşuyor, onu da öpüyor, sarılıyor. İzlemek çok eğlenceli...
Parkı, bahçeyi çok seviyor bütün çocuklar gibi. Kendi yürümek, özgür olmak istiyor.
Nisan 6 Haziran da Göreleye dedesini ve babaannesini görmeye gidiyor. Bakalım neler öğrenerek dönücez. Herkese iyi tatiller...





Pazartesi, Mayıs 10, 2010

Nerde kalmıştık...

10.05.2010 Pazartesi




Bu Nisan ayı kızıma iyi gelmedi. Tam da biterken yaptı yapacağını ve kuzum hasta oldu. Kusma, ishal derken bir gece sabahladık hastanede. Çok zordu. O serumu zaptetmek, emzirmeden sakinleştirmek ve uyutmak. Bizimkisi 1 gecelik bir şeydi. Ya sürekli bebeği hastanede yatanlar ne yapıyordu. Uzun bir aradan sonra bloglara göz gezdirirken Kirazımın postunda gördüklerim beni bir kez daha şükretmeye yöneltti. Nehir 'in yaşadıklarını öğrenince bir kez daha ne kadar rahat olduğumuzu anladım. Ne kadar dertsiz. Ne kadar boş şeylere kafayı takan insanlar olduğumuzu. Yok yemedi, yok yürümedi, konuşmadı... Aslında bunlar ne kadar zormuş gibi gözüken olağan şeyler kalıyor bir dönüp baktığımızda. Bütün anneler için zordur çocuğunu büyütüp, belli bir yaşa getirmek ama sonunda getirebilmektir onu belli bir yaşa esas olan. Esas olan sağlıktır...


Bu arada 7. dişimiz çıktı alt sağ orta yandan. Altta 2.5 dişimiz var artık :) Son olarak yeni ev terliklerini gösteriyor Nisan...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...