Oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Temmuz 20, 2013

Nisan&Doruk...

Aşağı yukarı 3 sene fark var iki fotoğraf arasında. Nasıl da bebek suratlar gitmiş. Çocuk olmuşlar, en güzel ispatı... He yandaki mi? O da Defne Nil in kardeşi Zeynep Lal :)



Cuma, Şubat 08, 2013

15 tatilin son kız kıza kahvaltısı




Bu sefer Ege Baharlardaydık. Hem yeni evlerine güle güle oturuna, hem de kahvaltıya gittik. Kızlar bu tatil birbirlerine doydular. Biz annelere de doping oldu.


Hep olun canlar...

Cumartesi, Şubat 02, 2013

Kız kıza kahvaltı günleri


15 tatil kahvaltı etkinlikleri raund 2. Sabah erkenden uyanıldı ve misafirler beklenmeye başlandı. Kahvaltılar edilip, kah oyuncak kavgalı, kah sevgi yumaklı bir gün daha geçirildi. Çocuklar ve kızlar iyi ki varsınız. Sizi çok seviyoruz...






Çarşamba, Ocak 30, 2013

15 tatil etkinlikleri


Nisan 15 tatili dolu dizgin yaşıyor. Bütün burun tıkanıklığı ve öksürmesine rağmen üstelik. İlk olarak çok özleştiği ve anneler olarak bizimde çok özleştiğimiz bebeklik arkadaşlarınla görüştü. Kendileri bebeklik arkadaşıyken şimdi DefneNil in kardeşi ZeynepLal e ablalık yapıyorlar. Sırayla kucaklarına aldıkar, biberonunu tuttular, emziğini ağzına verdiler. DefneNil in geçmiş doğum günü kutlandı. Hasretler bir nebze giderildi ama bize yeter mi? yetmez! Sırayla tatil boyu birbirimize kahvaltıya gidicez.





Hazır tatildeyken Nisan'ı gittiğim spor salonunun havuzuna götürüyim dedim. Nisan a ister misin dedim. Hemen gidelim gidelim dedi. Biz de gittik. Anaokulunda kış dolayısıyla ara verdiler yüzmeye o nedenle özlemiş ki hemen girdik suya. Önce çocuk havuzuna, orada baya alıştı ve hatta suda durmaya bile başladı. Sonra hadi büyük havuzuna girelim dedi. O tarafa geçtik ve çok keyif aldı. Yaza kadar kollukları atarız...


Yeni keşfim "Falafel" yani nohut köftesi. İnternette bolca tarif var. Bence deneyin...
Türk dizilerine 1 senedir ara verdim yeni başlayan "20 dakika" ve "intikam" ile sahalara döndüm :)



Cuma, Ekim 21, 2011

Oyun Grubu



Daha bu kadarcıklardı evde oyun grubu yapmaya başladığımızda. 4 kişilerdi. Defne Nil, Ege Bahar, Doruk ve Nisan... Şimdilerde hepsi yuvalı oldu. Herkesin yolları ayrıldı. Bu insanı bursa da, büyüdüklerine şahit olmak gurur verici. Artık yolları ayırma ve çizme zamanı. Hayatın ilk basamakları önümüzde... Bizde haftada iki gün oyun grubuna gitmeye karar verdik. Bu bize çok iyi gelicek. Ay başı kesin başlangıç yapıcaz. Şimdilik 1.5- 2 saatlik denemeler yapıyoruz. İlk gittiğimizde Nisan benden ayrılmak istemedi ama çok kısa sürede öğretmene adapte oldu ve onunla üst kata çıkıp, sınıfa katıldı. Arada gitti, geldi ordamıyım diye emin olmak istedi. Fakat bugünkü yani 2. gidişimizde kapıdan girdik. Ben bekleme odasına geçerken, o çoktan yukarıya gitmişti bile ve kesintisiz yanıma hiç gelmeden 2 saat geçirdi. Zor ayrıldık. Gitmek istemediğini söyledi. Öğretmeni haftaya yine geliceğini anlattı. Bir dahakine benim gidebileceğimi ve öğlen yemeğine de kalıp, öyle almaya geleceğimi konuştuk. Dışarıda biraz oynama şartıyla oradan ayrılmayı kabul etti ve eve geldik. Umarım her şey güzel olur...




Cuma, Şubat 18, 2011

2 aktivite, bir sürü resim, çok birikmiş çoook...

Nisanla bir kaç ay önce yaptığımız bir aktivitemiz vardı. Yayınlamadığımı farkettim. Çok basit ve zevkli siz de yapmak isterseniz, hadi buyrun...
Nisan kurumasını beklemediği için bebeğimizin saçları hemen çıktı ama gözlerini yapıştırmaktan tutun, saçlarını yerleştirmeye kadar kendisi katkıda bulundu.

Sevgi dolu, çok sevecen demiştim geçen yazımda.İşte bu da kanıtı sizce?
Bu resimde de gördüğünüz gibi biz evde bile atkı takıyoruz. Daha doğrusu mutlaka boynumuzda bir aksesuar olmak zorunda. Evde bulduğu bornoz kuşaklarını, kumaş kemerleri hemen boynuna dolayı veriyor ve öyle evde salınmak hoşuna gidiyor. Komik çocuk :) Bu da bir başka versiyonu
Mutfağa girdiğimde pasta, vs birşeyler yapıcaksam mutlaka başörtüsü bağlarım. İşim bitince Nisan'ın eline geçti. Tahmin edersiniz hemen ayna karşısına geçildi...
Bugün oyun grubumuzdan Doruk paşama gidicektik fakat kendisinin ufak bir nezle sorunu olunca, biz de yeni hastalıktan kalktığımız için evde kaldık. Seyhanla bıdda bıdda mız yani DefneNilimiz geldiler. Birer kahve içtik, bizim kızlar rahat verir mi? Haydi odaya...
Biraz oyun, biraz muz, birazda boyama işte hepsi bu :)
Bugün ne zamandır Nisan'ın fotoğrafını çekmediğimi farkettim. Seyhanlar gelmeden önce kendi halinde oynarken birkaç kare çektim. Sanırım insan bebekken daha meraklı oluyor fotoğraf çekmeye ama ileride bu hallerini çok arıycaz, bize kalan sadece fotoğraflar olucak...
Baktık bütün bloglarda herkes parmak boyası yapıyor. Bıdda bıddamızda bu konuda usta olmuş. Biz de deneyelim dedik. Açıkcası pek cesaret edemedim şimdiye kadar parmak boyası almaya ama artık yeni deneyimler şart. Öğleden sonra açtık boyalarımızı. Önce maviden başladık sonra kırmızı, sarı, yeşil ve siyah. Siyahın hata olduğunu açar açmaz anladım :) ama hakkını yemiyeyim hiçbir yere sürmeden, bulaştırmadan, üstüne bile dökmeden sadece resim defterine güzel güzel boyadı, çalışmalarımız kurumakta kenara bırakıldı :)











Pazar, Ocak 30, 2011

2 ye 2 kala

2 ye 2 kala neler oluyor hayatımızda. Nisan memeyi bıraktı. Uykusu düzene girdi. Kendi kendine uyumayı öğrendi. Kelimelerine ise her geçen gün yenisi ekliyor. İkili cümlelere geçti. Baba gitti. Anne geldik.Baba,anne aç gibi kısa cümleler kuruyor. 2 yaşa az kalmasıyla huyları da değişiyor. Yapmak istediği bir şeye engel olursanız gittt diyor. Giyinip soyunmaya merak sardı. En ufak fırsatta arkamı dönüyorum bakıyorum eşofman, çoraplar çıkmış, dolabı yere inmiş, o şort giyiliyor bu tayt çıkarılıyor. Ben de ellemiyorum ama evler sıcak olsa da nede olsa kış. Çok uzun süre çıplak bırakamıyorum. Öyle böyle ikna ediyorum giyinmeye. Nisan insanlarla iletişim kurmayı çok seviyor. Özellikle yabancılarla. Onlara bakışları bile değişiyor etkilemek için :) Babasıyla bir oyun yaratttı. İsmi Dilla. Salondaki tekli koltuğun etrafında dönerek Nisan önde babası arkada koşuyor. Koşarlarken de Dilla Dillaaaa diye bağırmaları gerekiyor çünkü bu oyunun kuralı bu :) Nisan poposuna isim taktı ve tabi o bölgeye bobop diyor. Bobopum diyor :) Senin benim gibi kavramları öğrendi. İsmininin sonunu söylüyor kendine san san diyor. Teyzesinin adını öğrendi andan diyor handan yerine. Orda, burada ,şurada, içeride gibi kelimeleri biliyor. Seçim yaptırdığımda birşey için şu diyerek seçiyor.Yemeklerini kendi yiyor.
Geçenlerde nautilusteki kitap fuarına bakalım dedik. Aradıklarım yoktu. Olsa bile internetten pahalıydı. Ucuz olur düşüncesiyle gidecekseniz tavsiye etmem.
Oyun grubumuzda Defne Nil 2 yaşına girdi. Kendisine nice mutlu yaşlar diliyoruz. Sağlıklı, mutlu ailesiyle uzun bir ömrü olsun.




Pazar, Kasım 21, 2010

Bronşolit

21.11.2010 Pazar
Bu bayram bir yere gitmeyelim, evimizin konforunda keyfimizce yatalım kalkalım. Havalarda güzelken sabahları çıkalım sahilde yürüyüş yapalım, sandviç yiyelim diye düşünen aileyi bronşolit vurdu. Arife gecesi öksürük, nefes tıkanıklığı ile sabahladık. Resmen sabahladık. Çocuk kafasını yastığa koyamadı. Uyumak isterken uyuyamadı. Biz ise çaresiz ah ohh vah tüh ile sabahı sabah ettik. Sabah oldu sanki gece uyuyamayan hasta olan Nisan değildi. Keyfi yerinde, mutlu başladı güne. Biz de geleneksel ziyaretlerimizi yapmak için çıktık evden. Akşam dönerken ise yine başladı öksürük ve ağlama krizi. Meğerse bu bronşolit geceleri azar, öksürük krizi ile nefes almayı zorlaştırırmış. Bronşların arasındaki açıklığın kapanmasıymış. Bayramın geçmesini bekledik. Doktorumuza götürebilmek için. Acilde bir iğne vuruldu, çok şükür iğne ile gögüsü yumuşadı. Astım vs. gibi ileri tetkiklere gerek kalmadı. İlaçlarımıza devam nasihatiyle döndük evimize. İki gündür daha iyiyiz ama öksürük arada tutuyor. Özellikle ağlamak ve gülmek tetikliyormuş hakikatende öyle oluyor.
Bu aralar baby tv ye dadandık. Nisan tv hep açık olan evimizde reklamlar dışında tv ile çok ilgilenmezdi. Bu zamana kadar çizgi film kanallarını dahi 5-10 dk dan fazla ilgiyle izleyemezdi. Ne olduysa oldu bu günlerde çok ilgileniyor, onlara gülüyor ve tepkiler veriyor konuşarak. Ben başka bir kanala geçersem de aç açç diye tutturuyor. Ben de kanalı değiştirmek için izlediği bölümün bitmesini bekliyorum. Çizgi filmdekiler el sallarken ya da bittiğini belli eden hareketler yaparken değiştiriyorum. Açç açç dedidiğinde ise uyumaya gittiler. Uyansınlar açarız diyerek ilgisini başka yöne çekiyorum. Neyseki 2 yaşına bir şey kalmadı artık, izlemesinde çok sakınca yok diye düşünüyorum hatta izlemesi arttıkça birşeyler öğreniyor bence. Kelimeleri bu ara arttı mesela. Dozunda olduğu sürece herşey faydalı...

Yeni Kelimeler
amur : Hamur ( Bu ara en sevdiği şey oyun hamuru)
Hadi : hadi
Çanta: çanta
Saat: saat
saç : saç
tahta : tahta
otuy : otur
bıdda bıdda: Defne :)
tuut : Tavuk
fiş : Balık (niye bu ingilizce oldu bilmiyorum : )
babaanne : babaanne
çiçi : Ceren
abi : abi

Bunlar aklıma gelenler. Bu arada bütün oyun grubu arkadaşlarıve annelerine geçmiş olsun diliyoruz. Hasta olan bütün çocuk ve bebekler bir an önce iyileşsin.

Salı, Kasım 09, 2010

İkea evimizin herşeyi

 09.11.2010 Salı
Nisana ne zamandır masa sandalye almayı düşünüyordum fakat hep ertelendi. Bayram da geliyor. Kızıma bayram hediyesi olsun diye sipariş verdim. Bu sabah geldi. Oyun grubu bizdeydi bugün. Doruklar erken kalkınca Seyhan hadi gel yapalım dedi. Kızlar ne kadar izin verirse o kadar kurduk masa ve sandalyeleri.Çok da güzel oldu. Hemen aktivitelere başladık.




Pazar, Kasım 07, 2010

LC Waikiki Annelere Soruyor...

05.11.2010 Cuma
 Bugün oyun grubu buluşması bizdeydi. Çocukların uyku saatlerinin öğleden sonralara kayıp, günde tek ve uzun uyku uyumaları sebebiyle biz de iki seferdir buluşmalarımızı sabaha aldık. Annelere sabah kahvesi, çocuklara sabah neşesi oluyor. Bu durum bizim için de iyi oldu açıkcası :) Neyse bugün biraz daha erken ayrıldık çünkü hafta içi LC Waikikiye giden sevgili Seyhana annelerin fikirlerini almak için bir seminer düzenliyoruz, siz de katılmak istermisiniz? demişler. Seyhancığım da sağolsun hem kendi adını, hem de benim adımı yazdırmış. Diğer oyun grubu arkadaşlarımıza uygun olmadığı için sadece ikimiz gidebildik. Neyse seminer Erenköy de The Play Barn diye bir çocuk oyun alanında düzenleniyormuş. Çocuklar ablalar eşliğinde oyun oynarken biz de seminere katılacakmışız. Aynen böyle olduda. Nisan ilk başta benden ayrılmak istemedi ama sonra oyunun cazibesine kapılıp gitti. Çok yararlı bir seminerdi bence. Tek tek ürünler hakkında fikirlerimizi aldılar. Renkler, modeller, eksiler, artılar, yenilikler herşeyi konuştuk. Benden size bir tüyo LC Waikiki ocak ayında çocuk giyim stilini değiştiriyor ve yeniliyor. Renkler daha soft, modeller daha şirin ve klasik allı pullu modellerden çok daha farklı oluyor. Biz yeni kolleksiyonu çok beğendik. Ayrıca gerek ikramları gerekse de çıkışta hepimize 50TL değerinde hediye çeki armağan etmeleri çok ince bir davranıştı. LC Waikikiyi tebrik ederim. Diğer çocuk mağazalarına da örnek olmasını dilerim.
 Bugüne ait birkaç güzel fotoğrafla hepinizi öpüyoruzzzzzz :)

Cumartesi, Ekim 16, 2010

DefneNil & Nisan

                                                            Defne 20 aylık, Nisan 19 aylık...

Çarşamba, Eylül 15, 2010

Elinin hamuru...

15.09.2010 Çarşamba

Dün klasik oyun grubu günüydü. Gün bizdeydi. Nisan 3 e kadar uyumadı. Ne yaptıysam uyumak istemedi işte. Böyle olunca 15:30 gibi gelen arkadaşlarını karşılamak için geç yatıp, erken uyandı. Uykusunu alamayan kızım çok alıngan davrandı arkadaşlarına. Hemen her fırsatta ağladı. Yeni oyun hamurlarıyla oynamak istedi. Hep beraber güzel bir şekilde ilk oyun hamuru aktivitelerini yaptılar.Keyfimizde yerine geldi. Bir eksiğimiz vardı Doruk. Gelsin hemen onunla da bu aktiviteyi yeniliycez. 



Ege Bahar ve Defne Nisanın yeni odasını keşfe daldılar, büyük bir keyifle. Yeni koltuğumuz arkadaşlarımızdan tam not aldı :) Tekrar Ninemize çok teşekkür ederiz.Sağol babaannem...



Bu ara Nisan oyun oynarken sürekli odasında yanında olmamızı istiyor. Büyük bir savaş veriyoruz ailecek. Vardiyalı oynuyoruz resmen onunla. Bakalım ne zaman biz içeride bir film izliycez de Nisan odasında oyuncaklarıyla oynayacak? Tahta puzzlelara merakı arttı. Kitapları da daha çok inceliyor. Konuşma çabası son sürat devam ediyor. Bugün dışarıda arabada otururken bir kedi ve ilerisinde de yoğurt kabı gördü. Bize seslenip, fuu fuu dedi. Yoğurt kabında su varmış :) 
Evde buzdolabında ne kadar magnet varsa Nisanın oyuncağı onları çıkarıp, yapıştırmak çok hoşuna gidiyor.
Akşam bir tanesini alıp babasına koştu yine fuu fuu diyerek. Su damacanası şeklinde bir magneti göstererek. Bağlantılar kurması çok şirin oluyor.
Bu arada yeni bir eğitim ve öğretim yılı başlıyor.Tüm öğretmen, öğrenci ve velilere güzel bir sene diliyorum. Eğitim adına bol gelişmeler yaşansın. Geleceğimiz umutlansın...

Salı, Ağustos 24, 2010

Büyüyor...



24 Ağustos 2010 Salı


Nisancım büyüyor artık. Kimi zaman çok uyumlu oluyor, her laftan anlıyor heh tamam artık diyorum. Kimi zamanda tam bir bebek oluyor, hırçın, inatçı...Ama artık her hali, her günü ayrı keyifli. Kendi tarzı, hareketleri, mimikleri oluşuyor. Olaylara verdiği tepkiler farklılaşıyor. Bir gördüğünü asla unutmuyor. Ya da yaptığı bir şey hoşuna gittiyse onu defalarca tekrarlamaktan hiç bıkmıyor. Bu günlerde en sık kullandığı ve yeni öğrendiği kelime 'abba' abla. Aslında daha öncede diyordu ama yerinde ve bu kadar sık kullanmıyordu. Bir de 'ayo' alo :)


1.5 yaşına yaklaşırken artık boya kalemleriyle tanışsın istedim. Yaşına ve eline en uygunu bulup, aldım. Bu sabahta ilk denememizi yaptık. Çok uzun süre ilgilenmesede tutup karalamak, karaladıklarına bakmak hoşuna gitti. Ağzına hiç götürmedi. Hayret...






Bugün oyun grubumuz bizdeydi. İlk gelen arkadaşımız Doruktu. Nisan Doruk un gelmesine çok sevindi ve bütün oyuncaklarını getirip getirip onun önüne koydu, gelip gidip öptü arkadaşını. Atını bile taşıyıp getirdi ve nasıl binileceğini gösterdi ona. Sonra diğer arkadaşlarımız Defne Nil ve Ege Bahar da geldiler. Hepsi birden henüz birlikte oynayamıyor. Ama bugün farkettim ki Nisan ikili oynamaya başlıyor. Mesela Dorukla oynarken yanlarına gelen Defneyi istemedi bir an. İkili bile oynamazlarken bu bile bir adım bence. Yakında üç, dört...








Bu arada kakalı bezleri çöpe atarken ekstra bir torbaya koyup atsakta bu sıcaklarda yayılan kokuya mani olamıyoruz. Ben geçenlerde tesadüfen bir tanesini buzdolabı poşetine koyup sıkıca bağlayıp, öyle attım çöpe ve sıfır koku! Şiddetle tavsiye ederim...


Cuma ilk göz kontrolümüz var. Aslında Dr. 2 yaşından önce gerek yok dese de. Ben de ve ailede miyop vakaları olduğu için götürmek istedim, hayırlısı...



Cuma, Ağustos 06, 2010

Bizden ne Haber :)

06.08.2010 Cuma


Kaç gündür yazmak istiyorum ama vakit, vakit, vakit... Nisan hareketli bir bebek oldu hep, Tracy de öyle diyor :) ama 17. aya günler kala bu hareketi iyice arttı. Artık yaşlanmayı bekler oldum, bu çocuk büyüsün yeterki diyorum son bir haftadır. Koltukların üzerine çıkıp, ayağa kalkma sevdası başladı. Kalktığı yetmiyor, düşüceğini düşünmediği için kendini geri atıp zıplamalar, koltukta bir ileri, bir geri yürümeler daha bunun gibi binbir yürek hoplatan hareketlerde bulunuyor. Bunun haricinde iştahsızlığımıza yatarak yemek yedirmeyle çözüm bulduk, başlarda baya direndi, ağladı ama alıştı artık kendisi yatıp, açıyor ağzını. Dişlerinde etkisiyle çöken bağışıklık sistemini ancak böyle toparlayabilirdim. Çocukta yatarak yermiymiş, ağlayarak yemek mi yedirilirmiş diye düşünenler için söyliyim. Ben Nisan doğduğundan beri yemek konusunda hiç ısrarcı olmadım. Yerse yer, yemezse istemiyordur dedim ama bu dişler çıkmaya başladıktan sonra ilk 1 yıl hiç hasta olmayan çocuk, sürekli hastalanır oldu. Buna mecbur kaldım açıkcası ama o da alıştı artık günde 5-6 öğün yedirmeye çalışıyorum.


Nisan'ın şu zamana kadar kitaplarla arası en fazla Tiny Love ın kumaş kitabıyla oynamaktı. Onu çok seviyor, hiç bıkmadan sayfalarına bakıyor ama artık normal hikaye kitaplarına geçmenin zamanı gelmişti. Tübitak Erken Çocukluk Kitaplığından bir kitap edindik, sevgili Kirazımın sayesinde. "Rüzgarlı Bir Gün" ismi her gün yatmadan okuyoruz. Daha doğrusu resimlerine bakıp, hikaye uyduruyoruz. Köpekleri çok seviyoruz. Kitabın başından sonuna kadar 'hov hov ' diyip duruyoruz :) Umarım ileride kitapları çok sever...


Dişler demişken 4 azı dişimizde patladı, bakalım ne zaman tamamen çıkıcak, diğerlerine benzemiyor, vakit alıyor. Darısı köpek dişlerine...


Nisan arkadaşlarıyla geçen hafta cuma günü ikeaya gitti. Aklı Meydandaki atlı karınca ve salıncaklarda kaldıysada, ikeanın yemek katındaki küçük masalarda çok eğlendi. Oranın telde boncuk ilerletme oyuncağı (biraz garip bir cümle oldu ama adını bilmiyorum) çok ilgisini çekti. Eve gelirken almak zorunda kaldık :)






Oyun grubumuz firelide olsa her salı devam ediyor. Nisan hasta olmadığı sürece her salı katılıyoruz. Çocuklar kadar anneler içinde çok iyi oluyor. Kuzularımı ve annelerini çok seviyorum :) Bu salı sıra bizdeydi ve sadece Defne Nil gelebildi. Nisan da Defneyle bir olup, bizim yatak odasında yatağın üstünde zıpladı durdu. Ben de yapma etme demekten yorulup resimlerini çektim :)


Bugün Nisanın daha doğmadan arkadaşı olan sevgili Ayşinciğimin güzel kızı Elayı görmeye gittik. Onlar görüştüğünde yaklaşık 4 aylık filanlardı. Şimdi nerdeyse 1.5 yaşında olacaklar zaman nasılda geçiyor. Herşey çok güzeldi. Nisanla Ela başlarda oyuncak kavgası yapmış olsalarda birbirlerini öpmekten de geri kalmadılar. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...