Cumartesi, Mart 22, 2014

Herşey Cesaretle Başlar...

Kozyatağı Muzipo Kids de Banu Özkan Tozluyurt ile "Hayalime Dokun Pozitif Kadın" söyleşisine katıldım. Dinleyiciler çocukları olduktan sonra işlerine ara vermek zorunda kalmış fakat artık çocuğum büyüyor benim de bir şeyler yapmam lazım ama NE? diyenlerden oluşuyordu.


İnsanların öncelikle kişisel yetkinliklerini ve neden değişmek istediğini bilmesi gerektiğini kısacası FARKINDALIK yaratmaları gerektiğini konuştuk. Her konuda olduğu gibi hayatımıza yön verirken de farkındalık çok önemli. Ben bir şeyler istiyorum ama bunu neden ve niçin istiyorum ve bunun için ne yapıyorum diye düşünmek gerekiyor. 
Bizim harekete geçmemizi engelleyen baş faktör kendimiziz aslında. Hep bahanelerimiz var. " Kayınvalidem çocuğa baksa ben de çalışırım" yapamadıklarımız için hep bir suçlu arıyoruz. Dönüp kendimize bakmıyoruz. 
"Ben" olmasını istediğim şey için ne yaptım ya da ne yapmadım demiyoruz. Yaşadığımız hayatlar bizim seçimlerimiz.
İki tip insan olduğunu konuştuk. Bunlardan biri Proaktif biri de Reaktif olanlar.
Proaktif kişiler "rağmenciler" yani onlar herşeye rağmen bir çözüm bulanlar ve kendi seçimlerini kendileri yapanlar. 
Reaktif kişilerse herşeye tepki verenler. Yapabileceğim bi şey yok, ben böyleyim diyenler ve hep "keşke" diyenler.
"Her şey cesaretle başlar"
Oturduğumuz yerden ah şunu yapsam bunu yapsam demekle olmuyor. Cesaret gerekiyor. Öğrenmeye ve gelişmeye istekli olmak gerekiyor. 
Bunlar için ise Vizyon, Misyon ve Değerlerimizi belirlemek şart.
Vizyon, gelecekte kendimi nerde görmek istiyorumun cevabı olmalı. Misyon ise bu vizyonu niçin istiyorumun cevabı.
Misyonsuz bir Vizyon mutsuzluk getirir. Siz vizyonunuzu gerçekleştirmiş olsanız dahi bir misyonunuz yoksa bu size yetmiyor ve yine mutsuz oluyorsunuz. Bu yüzden hayat amacına uygun, kendi değerlerine uygun işler yapan insanlar hem mutlu hem de çok başarılı oluyor. 
Diyelim ki Vizyonunuzu da Misyonunuzu da belirlediniz yani amacınıza uygun hedefiniz belli. Bu hedef ulaşılabilir olmalı. Çok uçlardaysa, şu anki konumunuzdan çok uzaksa duygusal gerilim yaratıyor ve başarısızlık getiriyor. Çıta çok alçaksa da bu sefer harekete geçilmiyor ve bir gevşeklik yaratıyor. 
Bu yüzden küçük hedefler koyarak adım adım bulunduğunuz konumla orantılı olarak çıtayı yükseltmelisiniz.
Koyduğunuz hedef açık, net ve iddialı olucak
Ulaşılabilir olucak
Gerçekçi olucak
ve
Ölçülebilir olucak
Mesela ben 2018 de kendime ait bir iş kurucam yerine ben 2018 de şu sektörde şu kesime hitap eden bir iş kurucam dediğinizde. Bir resim çizmiş oluyorsunuz ve bunun için gerekli araştırmaları yapmaya, para biriktirmeye ya da yer aramaya başlıyorsunuz. Bu yüzden hedef açık, net belirlenmeli öncelikle.
Hepimizin çocuğu var hepimiz onlar için her şeyi yapıcak kapasitedeyiz ama bunu yaparken kendimizi ikinci plana atıp, unutmamalıyız. Kendimizle ilgili kenarda bir resmimiz olursa karşılaştığımız her zorlukta daha çabuk toparlanıp, koşmaya gücümüz olur. 
Diyerek konuşmasına son verdi Banu Özkan Tozluyurt
Ben de bunları aklımda kaldığı kadarıyla sizlerle paylaşmak istedim umarım yanlış bilgi vermemişimdir.

Son olarak kitap tavsiyesi Sınırlarını Zorla Lean In


2 yorum:

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Ne güzel deepnote lar hayata dair aslında...alıp taşımalı
paylaşım için teşekkürler canım..kenara köşeye not aldım
Sevgiler öpücükler

Füsun Ün dedi ki...

Değil mi canım hayatın her adımında yapmamız gerekenler aslında. Sevgiler benden...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...