Çarşamba, Ekim 22, 2014

Süt Dişi


Tarihe Not 17.10.2014 ilk süt dişimiz düştü. :) Ondan birkaç gün önce dişinde bir tuhaflık sezdim. Kendisi de bir şey söylememişti. Bir dokundum ki sallanıyor hem de düştü düşücek. Birkaç gün içinde de kahvaltıda pıt diye düştü :) 
Sevinç çığlıklarıyla yaşasın yaşasın diye
İnci gibi sağlıklı dişlerin olsun güzel kızım.
Diş Perisi gelicek yastığının altına hediye bırakıcak.
Benim tembelliğimden çok yoğunmuş sanıyor şşş ses etmeyin. Bu gece gelir ;)


Çarşamba, Ekim 08, 2014

Bloggerlarla "Kışa Merhaba" Buluşma Daveti




Evetttttt Ekim ayının sorulan, beklenen programını açıklama vakti geldi.
Biliyorsunuz Seyhan'la Haziran ayında  "Yaza Merhaba" blogger buluşması gerçekleştirmiştik. İstedik ki yine sizlerle bir de "Kışa Merhaba" buluşması yapalım.

Bu sebeple 25 Ekim Cumartesi günü Happy Nest ve 4M Türkiye birlikteliği ve değerli sponsorlarımız desteği ile güzel bir gün geçireceğiz. O gün bizimle olmak istersen yapman gerekenler çok basit. 

Aktif bir blogun varsa ve çocuğunla keyifli bir gün geçirmek istiyorsan, blogumu takibe alıp, bu postun altına mail adresini de yazarak yorum bırakman ve 15 katılımcıdan biri olmak için şansına güvenmen :) 

Son katılım tarihi 10 ekim 00:00

Bol Şans...

Salı, Eylül 30, 2014

Hatırlamak Gerek Bazen



#bumerangdeneyimgunleri Dude Table işbirliğiyle bizi Nazen Likörleriyle tanıştırdı ve #hatırlamakgerekbazen dedi. Eskiden likörler evlerde yapılır ve gelen misafirlere kahvenin yanında ikram edilirmiş. Hala bu geleneği devam ettirenler olduğuna inanıyorum ama evde likör yapamayanlar için Nazen Likörü geniş yelpazesiyle her damak tadına uygun seçenekler sunuyor.
Benim tercihim ahududu likörü oldu ama vişne ve nane de favorilerim arasında.
Cafe Cadde de birbirinden kıymetli bloggerlarla güzel bir öğle yemeği imkanı sunan Bumerang ailesine teşekkür ederim. Bu deneyim günlerinin en güzel tarafı ise yepyeni insanlarla tanışmak.
Ben kendi adıma çok keyifli bir gün geçirdim. Yenileri için sabırsızlanıyorum. :)


Bu taş hediye için tastablolar a teşekkür ederim. Ellerinize sağlık.
Daha niceleri için instagramda takip e alın derim.




Pazartesi, Eylül 29, 2014

Ayşegül Ekti ile Feng Shui Sohbeti



Feng Shui kimine göre safsata, kimine göre inanç,kimine göre bir felsefe olarak görülse de Feng "Rüzgar" Shui "Su" anlamına gelen, doğada var olan yaşam enerjisini yaşanılan mekanlarda harekete geçirme yöntemlerini gösteren eski bir Çin öğretisidir.
Zaten merakım olan bu konuda sohbet etmek için cuma günü Tavsiye Evine davetliydim. Dharma İstanbul'un Kurucusu olan Ayşegül Ekti bu konuda bizleri bilgilendirdi.
Öncelikle her yılın bir sembolü var ve o yılın ne yılı olduğunu bilmek gerekiyor ve o yıla göre her yaşam alanına ait yönlere göre aşk, bereket, şans gibi köşeler belirleniyor ve yıkıcı,yapıcı etkilere göre de uygun objeler kullanılarak enerjilerden maksimum fayda sağlanılıyor.
Aklımda kalanlardan en önemlisi yatak odalarında ayna olmaması gerektiği varsa da yatağa bakmaması gerekiyor çünkü ayna var olanı arttırma, büyütme enerjisine sahip, dolayısıyla çok eşliliği getiriyor aman dikkat! Eğer aynanız varsa akşamları üstünü bir örtüyle kapatabilirsiniz. Ayrıca yatak odanızın sağ köşesi aşk köşesi olup, bu köşeye size iyi gelen kırmızı, pembe ve beyaz tonlarında ve çift olmak kaydıyla objeler koyabilirsiniz.
Sokak kapısının tam karşısına ayna koyanlar kaldırın onu ordan :) Ayna kapıdan giren kişinin negatifliğini çoğalttığı gibi iyi enerjilerinde yansıyıp kapıdan çıkıp gitmesine sebep oluyor.
Mümkünse kapıya paralel, yan duvarına asın aynanızı.
Evde mutlaka kuru değil, canlı çiçek olsun. Kuru, yapay olan çiçekler iyi gelmiyor.
Salonda astığınız aynaların hangi duvarda olduğu çok önemli. O duvarın arkasına neresi denk geliyorsa orasının enerjisini yansıtıyor. Mesela arkası mutfaksa siz sürekli yemek yemeği isteği ile doluyorsunuz. Ya da o duvarın arkasında hasta, huzursuz, mutsuz bir yaşam varsa onu içeri çekiyorsunuz.
Salonda eşyalar çok düzgün durmamalı. Yürürken S çizerek hareket edebilmelisiniz ki enerji dolaşsın. Ayrıca keskin köşeli mobilyalardan uzak durmak gerekiyor. Ortam öyleyse de yuvarlak objelerle, yastıklarla yumuşatmak mümkün.
Yatak odalarında ölen insanların resimlerini tutmamak gerekiyor. Feng Shui yaşam enerjisinden ibaret. Ölüm enerjisini evimize çekmiyoruz.
Herkesin doğum tarihine göre bir Çin Burcu ve elementi var. Bunları bilmek ve bütün bilgileri onunla harmanlamak gerekiyor.
Bunlar çok kısaca aklımda kalan bilgiler. Sizlerle paylaşmak istedim ama bu çok derin, zevkli ve bir o kadar da huzurlu bir öğreti. Merakınız varsa kıyısından köşesinden başlayın, faydasını görüp, devamını getirmek isteyeceksiniz benden söylemesi.

Perşembe, Eylül 25, 2014

Her Şey Hakkında Sorular ve Yanıtlar

Nisan daha yaşında bile yoktu, kumaş kitaplarla tanıştığında. İlerleyen zamanlarda yaşıyla orantılı olarak da kitap okuma alışkanlığımız devam etti ve her gece yatmadan kitap okumak gibi bir rutinimiz var. Şimdilik ben okuyorum, umarım ileride de bu alışkanlığı kendisi devam ettirir.

Kitaplığımızda oldukça kitap olmasına rağmen belli aralıklarla yenilerini de edinmeyi ihmal etmiyoruz. Son zamanlarda nerdeyse her gece okuduğumuz bir kitabı sizlerle paylaşmak istedim.

Bu kitap İş Bankası Yayınlarından 7+ ya hitap etse de. Bizi 5,5 yaşında etkisi altına aldı diyebilirim.
Çocukların soru sorma ve öğrenme arzusunu tatmin ettiğini düşündüğüm, hareketli, soru cevap kitaplarından biri. Ne? Nerede? Ne zaman? Kim? gibi soruları içeren cümleler var. Biz severek karıştırıyoruz. Size de tavsiye ederim. Hem çocuğunuza alabileceğiniz hem de hediye olarak götürmeyi tercih edebileceğiniz cinsten. Keyifli okumalar...











Cumartesi, Eylül 20, 2014

Çocuk Dostu Güzellik Merkezi

Daha önce de Etre Belle Güzellik Merkezine yolumuz düşmüştü. Merkezin sahibesi Nursen Hanım bizleri çok memnun etmişti. Tekrar yolumuz düştü ve bu sefer Les Naturelles  in ürünlerini denemeye gittik. Les Naturelles 1978 yılından beri İsviçre kadınlarının güzellik sırrı ve artık Türkiye'de.
Les Naturelles'in Kozmetik ve Güzellik Danışmanı İdil Hanım önce bir cilt analizi yaptı. Cildimde kılcal damar çatlamaları olduğunu söyledi. Bunu daha önce de söyleyenler olmuştu ama ne yapmam gerektiği konusunda bilgilendirilmemiştim. Hatta bunun bir adı olduğunu bile bilmiyordum. İdil Hanım sayesinde öğrendim. Bunun adı Kuperoz muş.

Kuperoz nedir? Açık renk ve hassas cilde sahip olanlar, sık sık yanaklar, alın, burun ve elmacık kemikleri üzerindeki kızarıklıklardan yakınırlar.
Kılcal damarların genişlemesi, aşırı miktarda kanın geçişine neden olur. Yarım saat kadar sonra kaybolacak kızarıklıklar ortaya çıkar. Bu genişleme kalıcı olduğu zaman, kuprozdan söz edilir. Bu durum, kılcal damarlarda kontrol altına alınması gereken bir hassasiyet olduğu anlamına gelir."

Kuperoz sorunu olanlar At Kestanesi ve Gotu Kola ekstresi içeren kremler kullanmalıymış ve peeling için de hassas ciltler için olan, yüzden silgi gibi çıkan peelingler tercih edilmeliymiş. Aksi takdirde granüllü olan peelingler Kılcal Damar çatlamasını tetikleyebilirmiş.

Önce cildim temizlendi. Gommage adı verilen ürünle peeling yapıldı. Ardından At Kestanesi ve Gotu Kola ekstresi içeren bir maske yapıldı ve yine aynı özleri içeren krem sürüldü. Göz Çevresi içinde Aktivatör Komplex denilen bir serum uygulandı. Sonuç ışıl ışıl parlayan bir cilt. 

Ayrıca Nursen Hanım mekanında bence annelerin sırf bu nedenle bile oraya gitmesine neden olabilecek bir köşe yapmış. Küçük masası, tabureleri ve oyuncaklarıyla minikleri oyalamaya yetiyor.
Çocuğum var bakım yaptıramıyorum. Maniküre, pediküre bile gidemiyorum diyorsanız bir uğrayın derim. Benden söylemesi :)













Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...