Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Yazmayalı...

15.07.2010 Çarşamba

Ara girince yazılmıyormuş gerçekten. Neden yazmadın derseniz, ben vakit yaratmayı beceremiyorum bazen sanırım. Ya da birşeyler biriksin mi istedim acaba emin değilim :) Neyse, yazmayalı 9. dişimiz olan, üst sol azı patladı, sağ da patlamak üzere çok mutluyuz. Diş huysuzluğumuydu bilmiyorum ama Nisan bu günlerde daha uyumlu, daha sakin. 16 Aylık oldu artık. Daha çok laf dinliyor. Keyifli artık ama iştahı temkinli diyebiliriz...
Kelimeleri kullanmaya çalışıyor. Arabayı parkettiğimizde oto koltuğunda oturduğu için bizden kemeri açmamızı istiyor ve birkaç kere aç aç diye tekrarlıyor. Dün farkettim, iki bebeği eline almış abba abba (abla) diye ikisini konuşturuyor. Sanırım büyüyor, hem güzel hem değil öfffffffff...

Nisan'ın ne kadar anne sütü düşkünü olduğunu bizi tanıyanlar bilir, öyle ki bir bebek ki doğar doğmaz annesinin yanına ağzı açık gelerek, memeyle tanışmış ve bir daha ondan ayrılmamış. Gece gündüz özellikle gece yapışık yaşıyoruz. Her 2 saatte bir neredeyse uyanıyor. 2 yaşına kadar emzirmeyi düşünürken artık bıraksa diye gözüne bakar oldum ama sanırım kendiliğinden olmayacak. Henüz şöyle yapsam, böyle yapsam diye düşünüyorum. İcraata geçmedim. Gündüzden değilde geceden korktuğum için sanırım kafamda erteliyorum. Durun bakalım...

Geçen hafta mothercare in outletine gittim ve Nisana ölçüp biçmeden bir perde aldım. Evet aldım çünkü perde çift kanat kenar toplama süsüyle birlikte 10TL idi. Evet yanlış yazmadım, ben de çok şaşırdım ve aldım. Boyu biraz daha uzun olsa daha iyi olacakmış ama bundan iyisi şamda kayısı derler adama...




Geçen haftasonu Cumartesi akşamüstü Nisan'ı annemlere bırakıp, sinemaya gittik. Nadir güzel anlardan biriydi. Pazar günü ise yine Nisancığımı anneme bırakıp, arkadaşlarla Rumeli Fenerine gittik ve yol üstündeki Garipçe köyüne, sakin şirin yerler, yolunuz düşerse sabah kahvaltısı ya da balık yemek için güzel yerler...


Biz gezerizde kızım durur mu? O da anneannesi, teyzesi ve dedesiyle hayvanat bahçesine gitmiş. Ne zamandır benimde aklımdaydı. Çok sevindim gittiğine. Papağan bağırınca, kendisine bağırdı sanıp ağlamış ama genel olarak çok eğlenmiş.


Nisan tam bir su hastası ama içmek konusunda, banyo konusunda ise tam bir yaygaracı. Nedenini anlamadığım bir şekilde banyodan hiç hoşlanmıyor. Birlikte giriyoruz olmuyor, tek yıkıyorum olmuyor. Sürekli bir ağlama söz konusu. Ben de bebeklik küvetini (sanki çok büyüdüde : ) kaldırdığım yerden çıkarıp, içine biraz su doldurup (biliyorum hiç hijyenik değil aslında bende pek memnun değilim bu durumdan ama...) bir kaç da oyuncak atıp, ilgisini onlara vermesini sağlıyım diye düşündüm. İyi de düşünmüşüm, bu seferde çıkmamak için ağladı hey allahım yaaa :)

6 yorum:

Seyhan dedi ki...

hepsi güzel ama banyo fotoğraflarına bayıldım bilgisayarıma kaydettim..

Füsun Karaahmetoğlu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Füsun Karaahmetoğlu dedi ki...

:) heyyyyyyyyyyy fanlarınmız var yaşasın :) öptükkkkkkk

kirazsevdasi dedi ki...

o anane ile dededen bizde isterük biz deeee :)
operim seni minik kusum!

mine dedi ki...

cok büyümüş nisancım..maşallah diyorum..perdenizde süper... güle güle kullanın...bende ceylini 18 ay emzirdim ama mecbur bıraktık işte..artık belli bir müddet sonra insan sıkılıyor bende sıkılmaya başlamıstım..1 gecede bıraktı ceylin emzirmedim süt verdim ceylinde hemen unuttu..artık geceleri 1 kere uyanıyor bende rahata erdim..tavsiye ederim zaten emecegı kadar emmiş bence..tabi gene siz bilirsiniz..

sevgiler bizden..

Füsun Karaahmetoğlu dedi ki...

Kirazım hemen tahsis edelim :)

Minecim ya cesaretlendiriyorsun beni teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages - Menu

Popular Posts

Mothers hold their children's hands for a short while, but their hearts forever...